Annie Hall : Woody Allen Romantik Komedi Türünü Yeniden Yazıyor!

Woody Allen, son yıllarda önce Londra’yı mesken tuttuğu üç filmi Maç Sayısı, Scoop ve Cassandra’nın Rüyası ile ve son olarak izlediğimiz Vicky Christina Barcelona ile yıllardır örnek aldığı Bergman, Fellini gibi yönetmenleri çıkaran Avrupa’da boy gösteriyor. Fakat Woody Allen hayranları onun New York tutkusunu bilir. Onun sürekli kendisinden örnekler vermesi, hem kendisini sevip hem de mizahi üslubuyla kendisini yermesi hayranları için Woody Allen filmlerinin olmazsa olmazlarındandır. Annie Hall da kadın-erkek ilişkilerini gözlemlemedeki başarısıyla ve Woody Allen’ın en otobiyografik filmlerinden birisi olması nedeniyle artık bir klasik olmuştur.

 1977 yapımı film için Woody Allen’ın en otobiyografik filmi derken ne kadar doğru bir tespitte bulunduğumuzu anlamak için onun özel hayatına kısa bir göz atmak yeterli olacaktır sanırım. İlk evliliğini felsefe öğrencisi Harlene Rosen ile 8 yıl sürdürebilen Allen, bu evliliğin bitiminden 4 yıl sonra aktris Louise Lasser ile dünya evine girdi ancak bu evlilik pek uzun sürmedi ve çift, 3 yıl sonra boşandı. Allen’ın canlandırdığı Alvy de Annie’den önce iki evlilik yaşamış ikisini de yürütememiştir.

Okulu hiç sevmeyen Allen okuduğu New York Üniversitesi’nden atıldı ve hayatının 30 yılını psikoanalize harcadı. Bu deneyimini Annie Hall’da olduğu gibi filmlerinde kullandı. Annie Hall’da başrolü paylaştığı Diane Keating ile bir süre birlikte olan ve birçok projede birlikte yer alan Allen, bu filmi çekerken Diane Keating ile birkaç yıl önce yaşadıkları kısa ayrılıktan da esinlenmiş. Hatta filmdeki karakterlerden olan Annie Hall’un büyükannesi Grammy Hall, gerçekte de var olan biri ve Keaton’un ailesinin soyadı Hall.

Annie Hall, Avrupa sinemasının izlerini taşıyan bir Allen filmi. Filmde başvurulan “flashback” tekniği, Allen’ın hayran olduğu Ingmar Bergman’ın klasik filmlerinden “Yaban Çiçekleri(1957)”inde kullanılan “flashback”ler gibi, yaşayan kişinin de içinde bulunduğu anı-flashback’leri. Çocukluk hatıralarına da yer verdiği filminde Allen, Federico Fellini klasiği “Amarcord(1973)”un da kulaklarını çınlatıyor. Çocukluğa dair anıların çocukluk hayalleriyle iç içe geçtiği film etkisini, Allen’ın sınıftaki bir hatırasına döndüğü sahnede fazlasıyla gösteriyor. Çocukluğunda kızlara olan erken ilgisi nedeniyle öğretmeni tarafından azarlandığı bu sahnede Allen da beliriyor ve kendini savunuyor.

Allen’ın seyirciyle oyuncu arasındaki duvarı yıktığını ve sürekli seyirlere yani kameraya konuştuğunu da unutmamak gerek. Hatta kimi zaman seyirciden cevap bekler bir halde bizlere de fikirlerimizi soruyor. Allen’ın hafif nevrotik, arada duraksayan arada hızlanan o kendine has konuşma tarzı ve esprileri kadar Diane Keating’e En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandıran abartısız ve içten oyunculuğunun da filmin klasik olmasında etkisi büyük.

Tek tek işleyen sahneler gibi dursa da bütün olduğunda da duygusal bir işleyişe sahip senaryosuyla “romantik komedi” türünün kuralları yeniden yazıyor adeta Allen. Hem hikâyenin sonunu baştan söylüyor ve “Annie ile ayrıldık” diyerek yaşadıklarına dönüyor hem de sürükleyiciliğini kaybetmiyor. Alvy ve Annie’nin İlişkilerinin sıkıntılı dönemlerinden mutlu dönemlerine giderken zaman zaman Alvy’nin çocukluğuna, zaman zaman ikilinin eski ilişkilerine yolculuk ediyoruz. Kaçılmaz sona yaklaştığımızda ise bir aşk masalından çok aşkı yaşayan karakterin analizlerinin yapıldığı “farklı bir romantik” komedi izlemiş oluyoruz.

Genelde romantik komedilerde sevgililerin buluşmasında engel dışsal bir etkenken Woody Allen filmlerinde sebep erkek karakterin nevrozudur. Bu nedenle “When Harry Met Sally”nin senaryosunda Allen’dan fazlasıyla etkilenen senarist-yönetmen Nora Ephron, dışsal nedenli buluşamamaların yaşandığı romantik komedileri “Hıristiyan tarzı” olarak adlandırırken Allen ‘ın “Yahudi tarzı” dediği romantik komedilerin öncüsü olduğunu söyler. “Romantik komedi” türüne yeni bir bakış tarz getiren Woody Allen ve filmleriyle tanışmadıysanız Annie Hall sizin için iyi bir başlangıç olabilir. Sahiciliğiyle samimiyetini kaybetmeyen film, Allen’ın mizahi üslubuyla da büyüleyici bir film.

Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s