Frida : HER ANLAMDA BİR DEVRİMCİ

Sıradışı bir yaşam süren ve aynı zamanda hocası olan eşi Diego Rivera ile olan inişli çıkışlı ilişkisiyle ve farklı bir çizgiye sahip oto portreleriyle tanınan Meksikalı ünlü ressam Frida Kahlo’nun hayatını anlatan film 2002’de sinema severlerin karşısına çıktı ve ünlü ressamı Salma Hayek canlandırdı. Müzikleri ve Kahlo’nun tablolarından filmin sahnelerine geçişleriyle hem kulaklara hem gözlere bir şölen vaat eden film gösterildiği yıl En İyi Makyaj ve En İyi Müzik Ödülü’nü aldığı gibi Salma Hayek’e de Oscar Adaylığı getirmişti.

Film sanat yönetimi ve müzikleri kadar Hayek’e eşlik eden oyuncu kadrosuyla da göz dolduruyor. Frida’nın hayat arkadaşı Diego Rivera’yı Alfred Molina ve Frida’nın evinde misafir ettiği sırada yasak bir ilişki yaşadığı Rus devriminin önde gelen isimlerinden Lev Troçki’yi Geoffrey Rush canlandırırken küçük rollerde gördüğümüz Edward Norton ve Antonio Banderas’ı (tabi filmin çekildiği yıl şuan izlediğinizdeki kadar etki bırakmış mıdır bilinmez!)izliyoruz.

Film Frida’nın son günlerini yaşadığı Mavi Ev’de başlıyor. Bir yatakta yatan Frida Kahlo’yu görüyoruz. Bir römorka konuyor ve bir yere götürülüyor. Bu sahneyi film bittiğinde anlayacağımızı umarak Frida’nın 19 yaşındaki haline dönüyoruz. Frida’nın ilk aşkını ve onu unuttuktan sonra hiç vazgeçemeceği aşkı Rivera’yı tanıdığımız sahnelerden sonra Frida’nın hayatını cehenneme çevirecek o kazaya geliyor sıra. Frida ve erkek arkadaşı otobüste sohbet ederken bulundukları otobüse tramvayın çarpmasıyla çok kişinin öldüğü bir kaza oluyor. Frida ölmüyor belki ama onu uzun bir süre yatağa bağlayacak ve 32 ameliyat geçirmesine neden olacak şekilde kaza geçiriyor.Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkan bir demir onun daha sonra düşük yapmasına ve çocuk sahibi olamamasına da neden oluyor.

Bu feci kaza Frida’nın hayatına resmin girmesine ve kendini fark ettirmesini sağlayan oto portrelerini yapmaya başlamasına da vesile oluyor. Ailesine maddi destek olmak ve vakit öldürebilmek için başladığı bu iş onu hayata bağlıyor. Tabi onu hayata bağlayan tek şey resim yapmak değil, Kominist ressam Rivera’nın aşkı da ona enerji veriyor. Tabi bir süre sonra sadakat sorunu çeken kocasıyla sorunlar yaşıyorlar, o da kocasını hem kadınlarla hem erkeklerle defalarca aldatıyor ancak hiç biri bu ilişkiyi bitiremiyor öyle ki boşandıktan kısa bir süre sonra tekrar evleniyorlar.

Frida’nın özel hayatına ve resimlerini neler yaşadıktan sonra yaptığına bol bol yer veren film Frida’nın hiç de azımsanmayacak devrimci faaliyetlerine teğet geçmeyi tercih ediyor. Ancak başta da söylediğim gibi sanat yönetimi ve müzikleri sizi öyle etkisine altına alıyor ki bu küçük detayını önemsemiyor ve filmin keyfini çıkarıyorsunuz. Sanatsal anlamda olduğu kadar seksüel anlamda da bir devrimci olan ve geçirdiği kaza sonrası hayatı boyunca tarifsiz acılar çekmek zorunda kalan böylesine güçlü bir insanın hayatını mutlaka görmelisiniz. İyi seyirler.

Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s