Halk Düşmanları : BÜYÜK BUHRANIN NEDEN OLDUĞU SUÇ DÜNYASINA MANN BAKIŞI

Köstebek/The Insider’da Russell Crowe’un, Ali’de Will Smith’in, Collateral’da Tom Cruise’un kariyerinin en önemli oyunculuklarını sergilemesinde büyük pay sahibi olan mükemmeliyetçi yönetmenlerden Michael Mann’in Johnny Depp, Christian Bale ve Marion Cotillard’lı yeni filmi Public Enemies, Mann’in filmlerinde alışık olduğumuz gibi birbirine zıt iki erkek karakteri ele alıyor. Amerika’nın Büyük Buhran döneminde kedi-fare oyununun başrolünde yer alan banka soyguncusu John Dillinger ve onu yakalamayı değil yok etmeyi amaç edinmiş FBA ajanı Melvin Purvis.

Projenin mazisi 2002’ye kadar uzanıyor aslında. Yazar Bryan Burrough Amerika’da 1930’larda yaşanan Büyük Buhran’ın yarattığı suçlu portreleriyle ilgili bir televizyon projesi hazırlamaktaydı. Bir süre sonra anlaşılan kanalın projeye ilgisi azalınca yazar da 2004 yılında çalışmalarını “Public Enemies: America’s Greatest Crime Wave and the Birth of the FBI, 1933-43” adlı bir kitapta topladı. Kitabın haklarını satın alan Michael Mann’in şirketi o dönemde John Dillenger olarak Leonardo Di Caprio’yu düşünmüş fakat bir süre sonra projenin adı anılmaz olmuştu. Proje 2007’de tekrar gündeme geldiğindeyse Di Caprio artık projede değildi. Filmin çekimlerini uzun bir süreye yayacak olan yönetmenin imdadına Amerikan Senaryo Yazarları Derneği’nin grevi yetişti çünkü bu sayede yer aldıkları projeler askıya alınan Johnny Depp ve Christian Bale gibi iki yıldızı filme katabildi.

Bir numaralı halk düşmanı John Dillinger, ekonomik bunalım yıllarında banka soygunları yapan ve Baby Face Nelson, Homer Vab Meter, John Red Hamilton gibi tehlikeli isimlerden oluşan çetenin başındaki isim. Onu halk düşmanı olarak görenler ise sadece polisler çünkü dönemin basını ekonomik krizin etkilerini azaltmak için Dillinger gibi suçluları günümüzün balon şöhretleri gibi şişirmekte. Ayrıca Dillinger dönemin Robin Hood’u misali soyduğu bankalarda kasadaki paralar dışında hiçbir şeye dokunmayarak ve peşindeki polisleri yerin dibine sokarcasına atlatarak derdinin sadece polisler ve haksız yere zengin olanlarla olduğunu gösteriyor her seferinde.

Melvin Purvis ise John Dillinger’ın kötü şöhretiyle kazandığı düşmanların en dişlisi. Bugüne kadar birçok değişik tipe bürünmüş ve hepsinde de başarılı olmuş Johnny Depp hafif alaycı suçlumuz için biçilmiş kaftanken rol arkadaşı Christian Bale de hem tekinsiz hem güvenilir rollerdeki başarısını Purvis karakteriyle bir kez daha kanıtlıyor. John Dillenger’ın aşkı Billie rolünde ise Kaldırım Serçesi’yle gönüllerimize taht kuran Marion Cotillard’ı izliyoruz. Dillenger’ın suçlu olduğunu bile bile onu sevmekten vazgeçmeyen Billie zaman zaman kanun kaçağımızın zayıf noktası da oluyor tabi. Yan rollerde ise Pretty Boy Floyd rolünde Step Up’ın yıldızı Channing Tatum, , Homer Vab Meter rolünde Blade’ten hatırlayacağınız Stephen Dorff, FBA direktörü J.Edgar Hoover rolünde son olarak Watchmen’de izlediğimiz Billy Crudup gibi yıldız isimler yer alıyor.

Christian Bale ve Johnny Depp’i hapishanedeki bir sahne ve son çatışma sahnesi dışında yan yana göremiyoruz ki bu Mann hayranlarının aklına Heat filmini getirecektir. Film Otis Taylor’ın Ten Million Slaves parçasının bizlere eşlik ettiği soygun sahneleri ve Dillenger’ın alaycı üslubuyla ya da akıllara Scarface’teki çatışma sahnelerini getirecek kalitedeki çatışma sahneleriyle bir süre sizlere keyifli dakikalar yaşatsa da biraz sürenin uzunluğu biraz da John-Billie aşkına dair sahnelerinin sıklığıyla Mann filmlerinde aldığımız eski tadı alamamanıza neden olabilir.

Clark Gable’ın başrolünde oynadığı 1934 yapımı gangster filmi Manhattan Melodrama’nın çıkışında pusuya düşürülerek öldürülen John Dillinger’ın, gangsterlerinin sonunun ne olduğunu izlediği bir filmin hemen arkasında o sonla yüz yüze kalması da trajik bir ayrıntı filme ve Dillenger’ın hayatına dair.

Michael Mann mümkün olduğunca gerçek mekânlarda gerçekleştirmiş filmin çekimlerini ve Madison bölgesindeki araba koleksiyoncularıyla görüşerek 1930’lu yıllardan kalma otomobilleri aramış. Bu konudaki titizliğiyle fötr şapkalı, uzun pardösülü adamların, birbirini kovalayan klasik otomobillerin ve sokak savaşlarının yer aldığı başarılı bir 1930’lu yıllar Amerikası da çizmiş haliyle. Ancak ben belki beklentilerimi yüksek tuttuğum için (böyle bir kadroyla yüksek beklentide olmamak mümkün mü ki?) bir Collateral’de bir Heat’de aldığım keyfi alamadım bu filmden yine de Michael Mann hatırana Miami Vice’i bile yermeye gönlü el vermeyenlerdenseniz bu filmi de görün derim, iyi seyirler…

Reklamlar

One thought on “Halk Düşmanları : BÜYÜK BUHRANIN NEDEN OLDUĞU SUÇ DÜNYASINA MANN BAKIŞI

  1. Bu filmden beklediğini alamamamız bekletilerimizi yüksek tutmamızla ilgili değil bence, çünkü konu, oyuncular ve yönetmen zaten tavan yapmış durumda ama birşeyler eksik. Hani bazen konservatuar mezunu bir müzisyeni dinlerken birşeyler eksik gelir fakat sokak çalgıcısını dinlerken keyif alırız, onun gibi birşey diyeceğim ama müzikte ruh olabilir, fakat sinemanın ruhunu mu tartışacağız bilmiyorum artık =) Birşeyler eksik diyorum o yüzden sadece =)

    kornman887

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s