Festival Hazineleri :Filmekimi 2008


İKSV tarafından 10-16 Ekim tarihlerinde 7.si düzenlenen Filmekimi, İstanbullu sinemaseverler için yılın en önemli organizasyonlarından biri hiç kuşkusuz. İstanbul’daki ilk yılımda deneyimsizliğim nedeniyle istediğim filmlere bilet bulamamış ve katılamamıştım bu harika organizasyona. Fakat bu sene akıllanmıştım ve “Lale Kart” sahibi olmadığım için erkenden bilet kuyruğuna girmiştim. Gişenin açılış saatine kadar gayet keyifli vakit geçirdiğim gibi istediğim tüm filmlere bilet bulabilmiştim. Tabi zaman ve para kısıtlaması nedeniyle 6 filme bilet alabilmiştim. Gidemediğim filmlerin de gösterim tarihini beklemek ya da bir şekilde bulup izleyebilmek umuduyla festival filmlerinin günlerini beklemeye koyulmuştum.

Şimdi nerdeyse 8.si yaklaşan bu organizasyondan neden bahsediyorsun diyeceksiniz? Bu hafta gösterime girecek filmlerden üçü İstanbul’un 3 harika sinema organizasyonunda seyirci karşısına çıkmış filmler olunca bu festivallerde gösterilen ve keşfedilen harika filmlerden bir de ben bahsedeyim dedim. Eğer aralarında gösterim şansı bulamışlar varsa hakları yenmesin istedim.

Öncelikle festivalde görme şansı bulduğum 6 filmden bahsetmek istiyorum. Festivalde izleyeceğim filmler Altın Lale sahibi Michael Winterbottom’ın Cenova/Genova‘sı, Vera Drake’in yönetmeni Mike Leigh’in komedisi Daima Mutlu/Happy-Go-Lucky, Amerikan bağımsızı Donmuş Irmak/Frozen River, Sevgili Wendy’nin yönetmeni Thomas Vinterberg’in Eve Dönüş‘ü, görsel tarzı Amélie’yi andıran Denizkızı/Rusalka ve Hayao Miyazaki’nin son harikası Küçük Denizkızı Ponyo‘ydu. Bu 6 filmden Cenova/Genova karakter analizlerindeki zayıflığı nedeniyle, Eve Dönüş ise bütünlük sağlayamayan senaryosu nedeniyle tam olarak memnun edememişti beni. Ancak diğer 4 film herkese tavsiye etmekten bıkmadığım filmler arasına girdi. “Enraha!Enraha!” diyerek salondan eğlenerek çıkmamı sağlayan Daima Mutlu/Happy-Go-Lucky ve Moskova’da geçen ve deli-dolu Alisa’nın garip hayatına odaklanan Denizkızı/Rusalka Türkiye’de henüz gösterim şansı bulamadı ancak izleme şansına erişenleri fazlasıyla memnun ettiğine eminim. Gösterim şansı bulan ve bağımsız film severleri fazlasıyla tatmin eden bir yol hikayesi de olan Donmuş Irmak/Frozen River gibi Küçük Denizkızı Ponyo da önümüzdeki hafta vizyonda, kaçıranlar bu fırsatı muhakkak değerlendirmeli! Sakin “Ben anime sevmem” , “Ben Uzakdoğu sinemasını sevmem” gibi önyargılarla yaklaşmayın bu filme. Ben de öyle derdim ama Miyazaki önyargısız izlenmesi gereken Uzakdoğulu farklı yönetmenlerden.

Festivalde kaçırıp da vizyonda izleyebildiğimiz filmlerin sayısı az değil tabi. Uzun metrajlı, canlandırma bir belgesel olan Beşir’le Vals/Waltz With Bashir, son yılların en iyi mafya filmi olarak nitelendirilen Gomorra,Tanrıkent ile Oscar kazanan yönetmen Fernando Meirelles’in son filmi Körlük/Blindness,Limon Ağacı, 2008 Berlin Panorama İzleyici Ödülü’nün sahibi Lorna’nın Sessizliği, metafizik öğelerle bezeli bir gerilim filmi olan Palermo’da Yüzleşme/ Palermo Shooting, festival izleyicisinin severek takip ettiği yönetmenlerden olan Kim Ki-duk’un son filmi Rüya/Bimong,2008 Cannes Altın Palmiye ödülünün sahibi Sınıf/Entre Les Murs, Amerikan Güzeli’nin senaryo yazarı Alan Ball’un yazıp yönettiği ilk film olan Tabu/Towelhead ve Woody Allen’ın İspanya macerası Vicky Cristina Barcelona vizyon şansı bulan festival incilerinden. İçlerinden hala izleyemediklerim olsa da isimleri izleyeceklerim listesinden yerini koruyor bu filmlerin. Yakında vizyona girmesini beklediğim Tıkanma/Choke ve geçen ay DVD’si çıkan Rachel Evleniyor/Rachel Getting Married da bu listenin başında olan filmler.

Anlayacağınız üzere Filmekimi her filmi keşfedilmesi gereken bir seçkiye sahipti geçtiğimiz yıl. Bu yıl da aynı kaliteli seçimlerin olacağına eminim ve heyecanla Ekim ayını beklemekteyim. Henüz izleyemediğim filmleri izledikçe yorumlarımı da sizlerle bu sayfalarda paylaşacağım tabi. Hepimize bol filmli günler.

Reklamlar

4 thoughts on “Festival Hazineleri :Filmekimi 2008

  1. hakikaten de geçen seneki filmekimi tam bir hazineydi. neden izmir'de olmuyor böyle festivaller diye hayıflanırken o tarihlerde istanbul'a gittim. ancak tecrübesizlikten dolayı hiçbir filme bilet bulamadım :/

    Beğen

  2. kötü olmuş ya ama keşke son dakikalarda satılan biletlerde şansını deneseydin.. ben de ilk yıl bunu bilmediğimden çok film kaçırdım ama istanbul'da film festivallerinde yaygın bir olay bu :) küçük deniz kızı ponya'ya gelmeyenlerin biletlerinin satıldığı son 5 dakikada bilet almıştım mesela..

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s