Twilight : New Moon – BAZEN SENİ SEVMEYİ HAK EDENİ SEVMEK LAZIM!

Stephenie Mayers  Alacakaranlık’ı yazarken tek düşüncesinin kendinin de sevip okuyacağı bir roman yazmak olduğunu söylemiş. Romanı fenomene dönüşen birçok yazar gibi romanının bu kadar popüler olacağı onun da hiç aklına gelmemiş. İlk film 37 milyon dolarlık bütçesine rağmen 190 milyon gişe hasılatı getirince filmin kısa süredeki patlamasına ve kitapların kapış kapış gitmesine tek şaşıran yazar olmamıştır tabi. Bella’yı canlandıran Kristen Stewart ve Edward’ı canlandıran Robert Pattinson da gençliklerinin ilk yıllarını yaşayan kızlar ve erkekler arasında bir ikon haline gelince ikinci filmin çekilip gösterime girmesi uzun sürmedi haliyle.
New Moon’da ilk filmin oyuncu kadrosu yerini korurken yönetmen koltuğunda farklı bir isim karşımıza çıkıyor. Bu kez yönetmenimiz, Amerikan Pastası ile adını duyuran ve roman uyarlamalarında “About A Boy” ve “Altın Pusula” filmlerini çekerek tecrübe edinmiş Chris Weitz. İlk filmin yönetmeni Catherine Hardwick’e göre Weitz, eski tarz kamera kullanımına ve eski moda romantizm anlayışına sahip bir yönetmen. Bu da yeni filmin daha romantik ve yorucu olmayan bir aksiyona sahip olduğu anlamına geliyor.
Edward yıllardır alışılagelen vampirlere pek benzemiyordu bildiğiniz üzere. Günışığında parlayan, gündüzleri tabutlarına çekilmeyen ve hiç uyumayan vampirler vardı karşımızda. Edward’ın ailesi Cullen’lar insan kanı içmemeyi tercih ediyorlardı. Farklı olmayan tek şey vampirlerin karşı konulamayan cazibeleriydi. Bella da yeni geldiği okulundaki Edward’ın cazibesine kapılıyordu. Onun kanını arzulamasına rağmen onu incitmek istemeyen Edward da kendini engelleyemeyince yaşanması zor bir aşk yaşanmaya başlanıyordu.
Yeni film New Moon’da, Bella’nın doğum gününü kutladıkları sırada parmağını bir kâğıdın kesmesiyle ipler kopuyor ve Edward, Bella’ya zarar vermemek için ondan ayrılıyor. Edward’ın yokluğunda Jacob’ın varlığıyla biraz olsun rahatlayan Bella, Edward’ın kendini öldüreceğini duyunca kendini tehlikeye atarak Edward’ın öldürülmek için gittiği Volturi klanının bulunduğu yere doğru yola çıkıyor.
İlk filmde kısaca değinilen kurt adamlar ve fazla ön plana çıkmayan Jacob, New Moon’da kendine epeyce yer buluyor. Jacob, Bella’ya olan korumacı tavrı ve onun iyiliği nedeniyle uzun süre ondan uzak durmaya çalışmasıyla Bella’ya olduğu gibi sizlere de Edward’ı hatırlatacak ve onun boşluğunu hissettirmeyecek bir karakter. Yine de bu Edward’ı hiç göremeyeceğiniz anlamına gelmiyor, Pattinson hayranları rahatlasın! Weitz kitapta sadece ses olarak var olan Edward’ı bir hayal olarak da olsa karşınıza çıkarıyor.
Klasik vampir anlayışından ve filmlerinden hoşnut sinemaseverler, Twilight serisinin abartıldığını düşünen kesimi oluştursalar da ilk filme dair başarısını göz ardı edemedikleri bir şey var ki o da film müziklerinin başarılı seçimi ve kullanılışı. Bu başarı ikinci filmde de devam ediyor. İlk filmi beğenmeyip de yine de meraktan ikincisini izlemek isteyen kesimdenseniz müzikleri dışında kurt adamları da maceraya katması ve Dakota Fanning’ın kısa ancak başarılı performansı dışında yine size hitap etmeyecek bir film var karşınızda. Ama ilk filme hayran olmuş, hatta dayanamayıp romanı alıp okuduysanız ya da filmden önce de serinin hayranıysanız sizi memnun edecek bir devam filmi olmuş New Moon. İyi seyirler…
Reklamlar

5 thoughts on “Twilight : New Moon – BAZEN SENİ SEVMEYİ HAK EDENİ SEVMEK LAZIM!

  1. ben hiç beğenmedim ki serinin hayranıyım aslında.soundtracleri çok beğenildi ama açıkçası bu sefer onları da beğenmedim.geçen filmin müzikleri çok çok daha güzeldi.

    Beğen

  2. genelde serinin hayranları beğeniyor diye öyle dedim tabi beğenmeyenler de olabilir :)

    soundtrack'lere gelince ben iki albümü de beğendim karşılaştırırsak ilk filminki daha iyiydi tabi..

    Beğen

  3. Merhaba,
    Ben serinin sevenlerindenim. Weitz'in eski moda tutkunu olduğu iki filmi izleyince aşikar bir şekilde ortada. Bunu düşünmemiştim :)
    Gizemel'e katılıyorum ve hatta daha fazlasını söyleyip ilk filmin müzikerlinin yanından bile geçemez diyorum. Özellikte Carter Burwell'in müzikleri bence Twilight filminin hatlarını netleştiren, atmosferi bütünleyen noktalardandı.

    Sevgiler,

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s