NEŞELİ HAYAT: Beklentilerden Kurtulup İzlemek Gerek…

Bir Demet Tiyatro müdavimlerinin Mükremin Abisi Yılmaz Erdoğan, dördüncü sinema filmiyle karşımıza çıktı sonunda. Uzun bir dönem, Vizontele’ye üçüncü filmi çekeceği söylentisi dolaşsa da ‘godik’lerim dediği BKM oyuncularıyla Erdoğan, geçtiğimiz kış İstinye Park, Reşitpaşa Mahallesi ve İstanbul’un çeşitli yerlerinde “Neşeli Hayat”ı çekti. Önceki filmlerinin aksine bu kez tek bir karaktere yoğunlaştı, Rıza Şenyurt.
Rıza, borç batak içindeki hayatının yolunda gitmemesini kabullenmiş bir karakter. Bir yandan, insanları da peşine sürüklediği “Neşeli Hayat” yüzünden ona açılan davayla uğraşıyor bir yandan da kayınbiraderinin başlarına açtığı dertlerle. Günü kurtarmak için geçici işler buluyor. Noel babalık da bir ay çalışacağı bir iş ve ona ‘terlik’ olmaktan daha cazip geliyor. Yine de bu işi mümkün olduğunca çevresindekilerden saklıyor, çünkü insanı hiçleştiren bu işi yapmaktan o kadar da hoşnut değil.
Önceki üç sinema filminde de, yazıp oynadığı tiyatro oyunlarında da anlatmak istediklerini çoklu karakterler üzerinden anlatan, hüzünle kahkahayı harmanlayan Erdoğan, yeni filminde Rıza karakteri üzerine yoğunlaşmış ve hikayesini anlatırken bu sefer hüzünden daha çok beslenmiş. Dolayısıyla alışılagelmiş bir Erdoğan filmi beklemeyin. Ne birbirinden renkli karakterler teker teker işleniyor bu kez, ne de kahkahalara boğuluyorsunuz. BKM oyuncuları rolleriyle varlıklarını hissettiremiyor, sadece hocalarına varlıklarıyla destek oluyorlar. Tabi burada Rıza’nın eşini oynayan Büşra Pekin’i ayrı tutmak gerek.
Erdoğan’ın filmlerinde ve oyunlarında görmeye alıştığımız Ersin Korkut filmde varlığı hissedilen nadir karakterlerden Rıza’nın kayınbiraderini oynuyor. Aslında kendisini tam bir karakter ortaya çıkardığı söylenemez ancak varlığı bile tebessüm etmenize neden oluyor. Filmde gülümsemenize neden olacak diğer bir isimse Cezmi Baskın ve canlandırdığı karakter. Ersin Korkut ve Cezmi Baskın dışında Erdoğan filmlerinde görmeye alıştığımız Erdal Tosun, Sinan Bengier, Ayberk Atilla da varlıklarıyla filmi renklendiren isimler. Yine de bir Demet Akbağ’nın yokluğu fazlasıyla hissediliyor. Filmle ilgili yaşayabileceğiniz buruklukta bu eksikliğin de etkisi büyük. Tabi Yılmaz Erdoğan isminin yarattığı beklentilerin de.
Beklenti, sinemaseverlerin olduğu kadar yönetmen ve yapımcıların da en büyük korkusu. Nice film bu sebeple haddinden fazla eleştirilebiliyor ya da hak ettiği değeri bulamıyor. Neşeli Hayat, beklentileri bir kenara bırakırsanız –özellikle de Erdoğan isminin yarattığı ‘kahkaha’ beklentisini- yoğunlaştığı Rıza karakterini işlerken yan karakterleri ve yaşadığı sosyal ortamı irdelemeyi fazla es geçmiş, ancak yine hissettiklerini size yansıtabilmiş bir Erdoğan filmi. Ama beklentilerle giderseniz karşınızdaki en zayıf Erdoğan filmi. Yine de filmin çekimleri sırasında yaşanılan talihsizlikleri de düşünerek harcanan emeğe saygı göstermek ve beklentileri bir kenara bırakıp filmin hakkını vermek gerek. Erdoğan ve ekibi Cezmi Baskın’ın da bir röportajında tabir ettiği gibi beyniyle gülmeyi sevenlere hitap ediyor yine ancak bu sefer yüzümüzdeki acı tebessümü daha kalıcı kılıyor.

Reklamlar

One thought on “NEŞELİ HAYAT: Beklentilerden Kurtulup İzlemek Gerek…

  1. ''Beyniyle gülmeyi sevenler hitap ediyor.'' Aslında kilit cümle bu sanırım Tüm Erdoğan filmleri için… Gülünenlerde de aslında hüzün yoğun filmlerdi. Aslolan beyinle ve onun biriktirdikleriyle bakabilmek sanırım. Yorumunun, filmi izleme arzuma yaptığı katkıyı da belirtmeden geçmim:))

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s