KIYAMET İNSANLARDAN GELECEK

Kıyamet kavramı sinemada yıllardır türlü bakış açılarıyla ele alındı. Kimi zaman insanlar üreme yeteneğini kaybetti ve nesillerinin tükenmesiyle karşı karşıya geldi, kimi zaman bulaşan bir virüs onları zombilere dönüştürdü, kimi zaman dünyaları uzaylılar tarafından işgal edildi… Ancak her zaman bir çözüm yolu bulup yaklaşan kötü sonlarından kurtuldular.
Ölümcül Deney, dünyanın en ünlü bilgisayar oyunlarından biri. Kendi adını taşıyan bir uyarlamayla sinema salonlarında yerini aldığında sadece oyunun hayranları tarafından değil zombi filmi severler tarafından da büyük bir ilgiyle karşılandı. Gördükleri ilgiden memnun kalan yapımcılar her filmle daha da hareketlenen ve korkutucu hale gelen iki devam filmi daha çektiler seriye. Hatta son dönemde serinin dördüncü filminin de yolda olduğu söylentileri dolaşmakta.
Serinin ana karakteri Alice eski modellerden Milla Jovovich tarafından canlandırılıyor. Jovovich’i bir çoğumuz Luc Besson’un Beşinci Güç filminden hatırlıyorduk. O filmde güzelliği ve saflığıyla bizi kendine hayran bırakan güzel yıldız, Alice karakteriyle hafızalarımıza iyice yer etti.
Peki serinin ikinci filminin de adı olan kıyamet, Ölümcül Deney serisine göre ne? Filmde Umbrella isminde bir şirket tarafından yer altında yapılan genetik deneyler sırasında geliştirilmekte olan ölümcül bir virüs kontrolden çıkarak şirket çalışanlarını et yiyen zombilere dönüştürüyor. Kontrol altına alınmadığı takdirde “insanlığın sonu” demek olan bu kontrol kaybını durdurmak için gönderilen özel operasyon birimi hem virüsün dışarı sızlamasını engellemeye çalışan yapay zeka bilgisayarla hem de zombilere dönüşen insanlarla mücadele etmek zorunda kalır. Bu görevleri sırasında onlara yardım edecek isimse Umbrella Şirketi ajanı Alice’ten başkası değildir.
Umbrella, ürünleri on kişiden dokuzu tarafından kullanılan ve sağlıktan silahlanmaya birçok konuda araştırma yapan dev bir şirket. Filmde yerin metrelerde altında kurulan bu şirketin giriş kapısını korumaktan görevli bir ajan olan Alice’in hafızasını kaybettiğini ve parçalar yerini oturup hafızasını yerine geldikçe göründüğü gibi kurban mı yoksa bu sızıntıdan sorumlu mu olduğunu öğreniyorduk. Teknolojinin kötüye kullanılırsa insanlığın devamı için büyük bir tehdit olacağını bir kez daha gördüğümüz Ölümcül Deney, yarattığı zombilerle bizlere George Romero’nun zombi serilerini de hatırlatmaktaydı.
Serinin ikinci filmi olan “Ölümcül Deney: Kıyamet”, ilk filmin kaldığı yerden başlıyordu. Biyokimyasal felaketten kurtulan Alice, Umbrella Şirketi’nin deneylerine maruz kalınca virüsten kurtulmanın yollarını ararken virüsün zombilere çevirdiği insanlarla dolu olan harabe şehir Racoon’dan da yok edilmeden önce kaçmaya çalışmaktadır. Bu kaçış sırasında ona bir zamanlar Umbrella Şirketi’nde çalışmış olan bir kaç kişi de eşlik etmektedir. Umbrella tarafından maruz bırakıldığı deneyler sırasında olağanüstü güçlere de kavuşan Alice’in uğraşması gereken bir şey daha vardı, o da şirketin tehlikeli gördüğü her şeyi yok etmek için yarattığı Nemesis isimli yaratık.
Umbrella Şirketi’nin karantinaya alınan Racoon City’den kaçmaya çalışan insanlara tavırları, virüs tehtidini kontrol altına alamayacağını anlayınca kendi çalışanlarını dahi hiçe sayarak şehri yok etmek için yüzlerce sağlıklı insanı masum edişini izlerken aklımıza birçok benzer senaryo ve sahne geliyordu. Filmde karakterlerden biri “böylesine büyük bir şehri içindeki insanlarla yok ettiklerini nasıl açıklayacaklar?” sorusuna “her şey düşünüldü, nükleer bir patlama olarak gösterecekler.” cevabını alması günümüzde de birçok olayın benzer şekilde örtbas edildiğine işaret niteliğindeydi. Ordu için geliştirilen bu virüsün insanların sonunu getireceğini görmek istemeyen Umbrella bilim adamları Alice’in virüse dayanıklılığını tedavi için kullanmak yerine onun Nemesis adını verdikleri yaratığa karşı ne kadar dirençli olduğunu görmeye çalışıyor ve bu durum üçüncü filmde daha “egoist” bir hal alıyor.
İkinci filmle birlikte Ölümcül Deney bilimkurgu-aksiyon filmlerinin hayranlarını kendine bağlayarak üçüncü filminin de çekişmesini garanti etmişti. Nihayetinde “İnsanlığın Sonu” isimli üçüncü film de çok geçmeden sinemalarda yerini aldı. Serinin en hareketli ve korkunç filmi olarak nitelendiren “İnsanlığın Sonu”nda virüsün bulaşmadığı bir grup insan çöllerde hala kendileri gibi sağlıklı kalan insanları aramaktadır. Zırhlı konvoyların içinde boş çöllerde dolaşan bu insanlar maalesef burada da zombilerle karşılaşırlar. Umbrella Şirketi’nin kendisiyle ilgili planlarını çözmeye çabalayan Alice de onlara zombilerle savaşlarında yardım edecektir.
Üçüncü filmin akılda en çok kalan sahnesi çöl fırtınalarına yenik düşmüş Las Vegas’ın kumlar içindeki terk edilmiş haliydi. Sırasıyla tüm dünyanın çölleştiği, tüm kaynakların tükendiği bir dünyada geçen üçüncü filmde yeryüzündeki virüssüz insanlar sürekli yola devam ederek hayatta kalmaktadır. Ancak sayıları giderek azalmaktadır ve devam edebilmek için boş da olsa bir umuda ihtiyaçları vardır. İşte bu noktada karşılarına Alice çıkar ve Alaska’ya virüsün ulaşmamış olabileceğini söyler. Ancak Alice’in konvoya katılmasıyla sadece zombiler tarafından değil Alice’i takıntı haline getirmiş Umbrella Şirketi tarafından da takip edilmeye başlarlar.
Alice üçüncü filmle beraber hem pisişik güçlere kavuşuyor hem de Umbrella Şirketi’nin onun üzerindeki kontrolünü kırabiliyordu. Film onlarca kopya Alice’i buluşuyla sona eriyordu ve başta bahsettiğimiz “sonunda biri çıkar ve insanlığı kurtarır” kısmını henüz gerçekleştiremiyordu. Yarım kalmış gibi gözüken seri nasıl devam eder bilinmiyor ancak Alice’i ve zombi savaşlarını izlemek isteyen birçok Ölümcül Deney hayranı olduğu kesin. Zaten bulaşan bir virüs nedeniyle insanların et yiyen canavarlara dönüştüğü filmler aksiyonu ve bilimkurguyu biraz da gerilimle harmanladıkları için tür takipçileri tarafından ilgiyle takip ediliyor. Bir roman uyarlaması olan Ben Efsaneyim ya da şimdiden üçüncüsü beklenen 28 Gün Sonra ve 28 Hafta Sonra ilk akla gelen örnekler. Ölümcül Deney de devamı gelmese de bir üçleme olarak başarıya ulaşmış bir seri ve kıyametin insanlardan geleceğinin en güzel göstergelerinden…
Reklamlar

18 thoughts on “KIYAMET İNSANLARDAN GELECEK

  1. biraz benim blogta kalsın ama ya :)

    ayrıca dexter Normal Dışı Davranışlar Durağı'nda benim blogun linki hata veriyor biliyor musun ?

    Beğen

  2. teşekkür ettim :)

    ya başka yerlere yazma isteğimde bir azalma oldu sitenin kapanışından sonra sanırım :( senle alakalı değil.. umarım alınmadın ?

    Beğen

  3. bu yazı kanverevan sitesinde de var. sanırım arkadaş yazı linklemeyi bilmediği için yazı google tarafından ona ait gözüküyor. yani olan sinemahser sitesine oluyor (kopyacı içeri olarak görünüyor). benay hnm. lüten yazılarınız size ve biz takipcilerinize kalsın…

    Beğen

  4. “adsız” takipçim adını versen daha murlu olacağım..
    ama bu uyarıların beni üzdü, haklısın emeğime yazık..
    arkadaştan gerekli dikkati göstermesini istedim..

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s