Gir Kanıma: Garip Bir Şekilde Keyif Verici

İsveçli yazar John Ajvide Lindqvist’in 2004’te yayımlanan ilk romanı “Gir Kanıma”dan (Let the Right One In) uyarlanan ve gördüğü ilgiyle adını sıkça duyduğumuz film sonunda sinemalarda.  Filmin İngilizce versiyonu da “Canavar” (Cloverfield) filminin yönetmeni Matt Reeves tarafından çekilmekte. Hollywood, muhtemelen yine eline yüzüne bulaştıracağı yeniden çevrimini vizyona sokmadan orijinalini izlemek lazım.

Not: Dikkat spoiler içermektedir.

Sinema sektörü  için ‘beklenti” duygusu tehlikelidir. Beklentileri nedeniyle sinema seyircisi, izlediği filmden alacağı hazdan daha azını  alır hatta gerçekten iyi bir filmi bile göz ardı edebilir. Ve nice iyi filmler ilk gösterildikleri zamanlarda “beklentiyi karşılamadı” damgasıyla değerinin anlaşılması için yıllarca beklemek zorunda kalır. “Gir Kanıma” (Let the Right One In), ülkemizde vizyonuna girmesi epey geciktiği için beklentileri daha da arttıran ama beklentilere yenik düşmeyen bir film.
Ülkesi İsveç’te büyük gişe başarısı kazanan ve İskandinavya’da fırtınalar koparan “Gir Kanıma”, şu ana dek 56 ödül kazandı. Son dönemde “Alacakaranlık” (Twilight) rüzgârının yıkmaya çalıştığı vampir mitlerini kullanan film, ensest ilişkiler içerdiği, ele aldığı cinsellikle aslında bir çocuk pornosundan farksız olduğu iddialarıyla muhafazakar bir kesim tarafından yerden yere vurulsa da işlediği yoğun romantizm ve sanatsal görselliği nedeniyle kısa sürede türünün ‘kült’ filmlerinden oldu. Bir sinemasever olarak, yarattığı beklentilere rağmen bende hayal kırıklığına neden olmadığını söyleyebilirim ve eğer sanatla korkuyu harmanlayacak bir film izleme fikri hoşunuza gidiyorsa sizde de hayal kırıklığı yaratmayacaktır.
Hikâyemiz 1982 yılında Stockholm’de geçiyor. On iki yaşındaki Oscar ve uzun süredir on iki yaşında olan esrarengiz komşusu vampir Eli’nin zamanla duygusal bir bağa dönüşen ilişkilerini gözler önüne seriyor tecrübesiz yönetmen Tomas Alfredson. İki çocuğun yakınlaştıkları süreçte Eli’nin gerçek babası olup olmadığına emin olmadığımız yaşlı adamla ilişkisine, Oscar’ın okuldaki çocuklar tarafından hırpalanması nedeniyle içinde bastırdığı şiddete ve Eli sayesinde bunu dışa vurmaya başlamasına, Eli’nin babasının kızının susuzluğunu bastırmak için cinayetler işlerken zorlanmasına da tanık oluyoruz ayrıca.
Oscar, sakin ve içine kapanık bir çocuk. Annesi ve babası ayrı, onu kendini savunması  için teşvik edecek bir baba figürü yok. Dolayısıyla okuldaki çocuklar tarafından hırpalanışına ses çıkarmıyor. Ama bir gün kendisinin karanlık tarafı olan Eli ile tanışıyor. Onun sayesinde kendisine uygulanan şiddete karşı koyuyor. Bir süre sonra Eli’ye o kadar bağlanıyor ki onun bir kız olmadığını öğrendiğinde duygusal yakınlaşmaları onda bir hayal kırıklığı yaratmıyor çünkü onu “bir kız olmasa” da seviyor. Filmin en çarpıcı yönleri de bu noktadan sonra çıkıyor zaten. Oscar gibi masum bir çocuk gözlerinin önünde bir adamın öldürülmesini soğukkanlılıkla karşılıyor mesela!
Alıştığımız vampir mitlerinden beslenen Eli karakteri kana susadığı anlarda nasıl oluyor da Oscar’a zarar vermiyor peki? Neden onu seviyor? Çünkü  Oscar da onun aydınlık yanını temsil ediyor. Onu olduğu gibi, yani bir vampir olarak kabul ediyor. Özlediği 12. yaşı temsil ediyor her şeyden önce. Çocukluğunu o kadar özlüyor ve kana bağımlı  olduğu için o kadar acı çekiyor ki bir sahnede “bir gün olsun benim yerime geç” diye haykırıyor Oscar’a.
Birbirini böylesine tamamlayan iki çocuğun hikâyesi haliyle duygusal. İnsan-vampir ilişkisini ele aldığından yeri geldiğinde soğuk ve gergin bir atmosfere de bürünüyor. Başta da söylediğim gibi eğer korku öğelerini sanat filminde görmekten hoşnut olacak bir sinemaseverseniz “Gir Kanıma” bittiğinde filmi izlemiş olmaktan dolayı tarif edilemez bir keyif alacaksınız. Ancak karşınızdakinin korkutmaya çalışan bir vampir olmadığını ve “Alacakaranlık” (Twilight) tarzı bir insan-vampir aşkından bahsetmediğini unutmayın.
Reklamlar

One thought on “Gir Kanıma: Garip Bir Şekilde Keyif Verici

  1. alacakaranlıkta ben ağladım ya gitti kız diye yedi kızı çocuk diye varmı böyle bir şey. herkes ay ne romantik film dedi durdu ben ya kıza bişey olursa tipinde hayır yok bunun dedim durdum. bu filmide en kısa sürede izleyeceğim.

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s