Seven Pounds (2008)

2006 yılında Umudunu Kaybetme gibi bir filmde başrol oynadığında hepimizi şaşırtan Will Smith yine aynı yönetmenin, Gabriele Muccino’nun dram türündeki başka bir filmi Seven Pounds ile karşımızda. Man in Black, Bad Boys gibi aksiyon -komedi filmlerinin kahramanı olarak tanıdığımız ve sevdiğimiz Smith, gerçek bir oyuncu olduğunu Umudunu Kaybetme filmindeki performansıyla kanıtlamıştı zaten. Onu yine bu tarz bir filmle görmek sevindiri. Ancak aynı yönetmeni görünce aynı etkileyicilikte bir film de beklememek gerek.
Her şey yedi isimden oluşan bir listeyle başlıyor: Ben Thomas, Holly Apelgren, Connie Tepos, George Ristuccia, Nicholas Adams, Ezra Turner ve Emily Posa. Filmin konusundan çok haberdar olmadan izlerseniz film boyunca bu isimlerin Ben tarafından seçilme nedenlerine daha çok odaklanabilirsiniz ki filmin amacı da bu. Tek ortak noktaları yardıma ihtiyaca olmaları olan bu kişilerin hayatını izlerken baş karakterimiz Ben’in geçmişini, listede olması sebebiyle tanıştığı Emily ile kısa zamanda birbirlerini sevmelerini de izleyecek ve tanımadığın insanları mutlu etmenin mutluluğunu, pişmalıkları, hayatı ve ölümü fazlasıyla düşüneceksiniz. 
Peki başta söylediğim “aynı etkileyicilikte olmaması”nın sebebi nedir? Bir kere iki filmi karşılaştırmak doğru olmasa da kafamızda engel olamadığımız bir eşleştirme olması ihtimaline karşılık bazı şeylere değinmeli. Mesela Ben karakterinin depresif ve pişman havası filmi biraz kasvetli bir hale getiriyor. Aşka yer vermesi güzel olsa da aşk hikayemiz ile filmin asıl hikayesi olan Ben ve yapmaya çalıştıkları birbirinden kopuk kalmış bu da dikkat dağıtıyor. Bunların dışında Will Smith, rol arkadaşları Rosario Dawson ve Woody Harrelson filmde göz dolduran oyuncular. Ben’in yerine kendinize koyun ve yaptıklarının -spoiler vermeden söylemek gerekirse- insanlara yardım etmenin, destek olmanın ne kadar önemli olduğunu düşünün derim. Hepinize iyi seyirler…

Reklamlar

2 thoughts on “Seven Pounds (2008)

  1. Bence, Will Smith'in oynadığı “The Pursuit of Happyness” ardından en iyi 2. film. İkinci kez izlediğinizde, kaçırdığınız ayrıntıları daha iyi yakalayabiliyorsunuz. Senin de bahsettiğin kopukluklar, ancak ikinci seferde yakalanabiliyor.

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s