Kısadan Hisse Ben de Masum Değilim!

Son günlerde çok düşünür oldum… Zor zamanları çabuk atlatır oldum… Yalnız mıyım insanlar içinde? Arkadaşlarım aşklarım içinde…
Şebnem Ferah dinleyip de kendinden bir şeyler bulmamam mümkün mü? Hele ki hayatımla, kendimle ilgili düşündüğüm dönemlerimde. Dinler, dinledikçe yazarım ama paylaşmam pek. Yine koydum art arda Şebnem Ferah şarkılarını ve cümleleri içinde kayboldum şarkıların…
Hayatıma giren herkese, yaşanmış her şeye… Teşekkürler, büyüyorum sizinle…
Ve büyümeye de devam edeceğim bir süre daha sanırım. Her insan gibi hatalar yapıyorum. Ben ders çıkarıyorum desem de duvar örüyorum hatalarımdan, yaşadıklarımdan. Ama o duvarın arkasına saklanmayı alışkanlık haline getirir oldum. Daha az canım acısın derken hiçbir şey hissetmemeye başladım gibi geliyor son günlerde…
Dünya böyle değildi… Toprak dedi SEN KÖRDÜN!
Bazen hepimiz kendi gerçekliğimizde yaşıyoruz, kendi Truman Show’umuzu yaratmaya çalışıyoruz gibi geliyor. Size de öyle gelmiyor mu?
Delgeç gibi deleceksin sen de ruhumu biliyorum durma gel bir de sen vur!
Acaba canımı acıtmadı diyebileceğim biri var mı? Her şeyden bir tutam yaşadım galiba. Aşk, yalanlar, terk edilme… Hepsi de acı veren ve verdikleri acıyla yaşatılan mutlulukları gölgeleyen ilişkilerdi. Hepsi sahte mutluluklar mıydı yoksa?
Onlar sayesinde artık güvenemiyorum kimseye. Söylenilenler yalan geliyor, inanmak istemiyorum hiçbir kelimesine söylenilenlerin. En az hasarla ayrılabilmek için uzak dura dura sona geldim. Kaçamıyorum buradan öteye ama ileri de gidemiyorum, onlara doğru da adım atamıyorum. Orada duruyorum işte, duvarımın üzerinde…
Ben bir mülteciyim yüreğimde yaşıyorum… Esir değil, kul hiç değil kendimde yaşıyorum…
Yavaş yavaş ben de yüreğinde yaşayan bir mülteci haline geliyorum. Belki de çok şey yaşamadım ama çok düşündüm hepsinin üzerine, bu nedenle de belki de gereğinden fazla tuğla ekledim duvara. Hep bir olayın nedeni ve sonucu kadar neden ve sonuç olabilecek olasılıkları da düşünürüm. Belki de en büyük hatam bu!
Elbette ağlarım benim can kırıklarım var… Senin gördüğün yanağımdan süzülenler… Asıl içimde içinde yüzdüğüm bir deniz var…
Ben genelde yanağımdan süzülmesine dahi izin vermiyorum. Can kırıklarım çok içimi kanırtmaya başlayınca odama çekiliyor, şarkıları diziyor, bir şişe şarap alıyorum yanıma…. Bir yandan yazıyor bir yandan dinliyor bir yandan da… Hayır hayır yine ağlamıyorum sadece rahatlıyorum kendimce. Eskiden çok ağlardım ama hırsımdan ağlardım o zamanlar da. Şimdi hırslı biri değilim, eğer ağlıyorsam bilin ki bir şeye çok sinirlenmişimdir ki o şey de muhtemelen kendimdir…
İstediğin kadar konuş benimle istediğin kadar yalan söyle… Beni ben yapan içimdeki sesleri susturamazsın…
Bu şarkının hikayesini bilenler vardır. Genellemeleri sevmem, aslında bu karşılıklı saygı işi biraz da… Ama artık o saflığını kaybetti ilişkiler, öpüşmeler mahremiyetini kaybettiğinden beri her şey daha yalan oldu.
Sevişmek sevmekten gelir inanmışım…
Bu şuan içinde yaşadığımız dünyanın en büyük yalanı. Sevişmek hormonlarla alakalı, herkes tutkularına yenik düşüyor. Hem ten hem ruh uyumu yaşanılan kaç ilişki var ya?
Ya böyle arada şarkılarla içleniyorum. Şunu yaşadım, bundan dolayı o duvara bir tuğla daha ekledim diyorum iyi hoş da… Ben kimi kandırıyorum ya? Şimdi açsam o malum filmi izlesem yine kendimi o malum hatuna yakın hissetmeyecek miyim sanki? Çünkü yaptığım onun yaptığından farksız! Bir süre sonra sıkılmadım mı ilişkilerimin hepsinden? Evet. Neden yaşadım peki, neden sıkıldığım halde bir süre daha sürdürdüm, neden aniden bitirdim? Çünkü öyle istedim. Evet bana bazı yalanlar söylendi, evet bazı şeyler benden gizlendi, evet kırıldım da… Ben ne kadar dürüsttüm peki? Ne kadar nettim? Onlar hiç kırılmadı mı? Bu kadar bencil olmamalıyım ya!
Belki de hak ettim yaşadıklarımı? Aslında olay hak edip etmemek de değil ya… Olay benim emin olmak istemem. Onun da bir gün olacağına ama o zamana kadar da hayatımı yaşamam gerektiğine inanıyorum. O an içimden nasıl geliyorsa öyle davranıyorum. Hiçbir zaman karşımdaki ne hisseder diye düşünmüyorum ki! O yüzden basbas bencilim diye bağırıyorum. Ve bencilliğimi de seviyorum galiba. O kadar seviyorum ki ilişkilerimi kendi açımdan değerlendirip yaşamaktan hoşlanmadığım noktalarla ilgili kendime sınırlar koyduğumu sanarak aslında karşıma çıkanlara sınırlar da koyuyorum.
Kısadan hisse ben de masum değilim!
Hangimiz masumuz ki?
Reklamlar

One thought on “Kısadan Hisse Ben de Masum Değilim!

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s