Aronofsky’den Bir Dönüşüm Filmi: Black Swan


Bu sefer yazacağım yazı kritik olmayacak. Aslında tam yorum da sayılmaz. Sadece film izlemeyi ne kadar sevdiğimi hatırladım bu akşam. Ne kadar iyi hissettirdiğini…

Uzun süredir film izleyemiyorum, sinemanın yolunu unuttum, festivallerin tadını çıkaramıyorum. Biraz son dönemim olması, biraz kendimi gönül işlerine kaptırmış olmam, biraz da dizi hastalığım nedeniyle uzak kalmıştım işte. Ama bu gece oturup “Black Swan”ı izleyesim geldi, içimdeki sesi dinledim ben de.

Darren Anonofsky‘i Requem For A Dream‘i izlediğimden bu yana severek takip ederim. Filmleri, işledikleri konular ve onları işleyiş biçimi nedeniyle takdirimi kazanmıştır. Kendisinin yeni filmini, bir de baş rolde Leon‘dan bu yana sevdiğim, sinemayı sevmemdeki önemli isimlerden olan Natalie Portman‘ı görünce merak etmemem mümkün değildi. 

Natalie Portman, çocukluğunda bu yana kameraların önünde olan ve oyunculuğuyla beraber olgunlaşan bir aktris. Haliyle Nina gibi bir karakter için Aronofsky tarafından seçilmesi çok yerinde bir karar olmuş. Nina, zamanlarının çoğunu ayna karşısında geçiren ve zor gösteri sanatlarından biri olan bale ile uğraşan çalışkan ve hırsı bir balerin. Kendini göstereceği rolü kaptığında ise onu büyük bir değişim beklemekte.


Canlandırdığı Beyaz Kuğu ona tıpatıp benzemekte. Kırılgan, narin… Ancak Kraliçe Kuğu olacaksa Siyah Kuğu’yu da canlandırmalıdır. Bu da onun karanlık yönünü keşfetmesine, bastırdığı duygularının açığa çıkmasına neden olacaktır.

Siyah Kuğu filmi Aronofsky’nin filmlerinde görmeye alışık olduğumuz ama görmekten bıkmayacağımız bir temaya sahip. Özellikle son filmi Wrestler ile işleniş bakımından büyük benzerlikler taşıyor. Merkezine vücudunu sporu/sanatı için feda eden ve mükemmelliğe ulaşma yolunda giderek yalnızlaşan karakterleri alıyor. Tabi genel olarak filmografisini düşünürsek kendini arayan, karanlık/bastırılmış yönlerini keşfederken dağılan, tekrar bir araya gelirken de dönüşümü tamamlayan karakterlerinden sadece biri Nina.

Hayatımızın belli dönemlerinde hepimizin başından geçebilecek belki de geçmekte olan bir dönüşüm bu. Kendimizi sorgulama cesaretini gösterdiğimizde diğer yüzümüzü, bizi biz yapmasına rağmen öteki yerine koyduğumuz benliğimizin parçalarını keşfettiğimiz bir dönüşüm. Bu nedenle Siyah Kuğu yaşadıkları, yaptıkları, istekleri konusundan sorgulamaktan çekinmeyenleri, kendilerinden bir parça bulacakları için cezbedecek bir film. Bu konuda sınırlarını aşmayanları da cesaretlendirebilecektir. İçimizdeki hem beyaz hem de siyah kuğuyu sorgulamak için eşsiz bir fırsat. Aldığı ödüllerden anlaşılacağı üzere, yılın muhakkak izlenmesi gereken filmlerinden. Fazla söze de gerek yok bu yüzden, iyi seyirler…

Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s