Sıkı Tutun Kelebek!

Kelebekleri sevmemi “kızsın işte” deyip etiketler herkes. Bilmezler ki kelebekler bana kendimi iyi hissettirir. Onların o kısacak yaşamlarında bu kadar güzel olmaları enerji verir bana. Kelebek olana kadarki süreçleri yaşadıklarımı hatırlatır bana, beni ben yapan şeyleri hatırlatır… Her günümü bir kelebeğin ömrüymüşcesine doyasıya yaşamaya çalışırım, düşünürüm, konuşurum, gülerim, sorulara, sonuçlara varırım. Yaşamın tadını çıkarırım kısacası.

Ama bir süredir ne bir şey yapasım geliyor ne de yaptığımdan keyif alıyorum. Hayal bile kuramıyorum keyifsizliğimden. Gülmek için güldüğüm zamanları arar oldum, durum o kadar vahim yani…

Yazdıkça içimdeki bu nedeni belirsiz keyifsizlik avunuyor. Sırf yazmak için oturdum bu sefer klavyenin başına. Ne dinlesem de sökülse zehirim dedim. Aklıma ilk gelen şarkı Şebnem Ferah’tan Artık Kısa Cümleler Kuruyorum oldu.

Kısa cümleler bile kurmuyorum. Konuşmuyorum mümkün mertebe.Kimseyle görüşmüyorum bile. Tezim de bahanem oluyor.

Fazla düşünür mü oldum gerçekten? Yoksa düşünmeye bile mi üşenir oldum?

Bu böyle gitmez ama. Şuanki ben, benden çok uzağım. Neşemi,umudumu, umursamazlığımı,inadımı… Hepsini özledim. Umudum… En çok da seni özledim sanırım. Her şeye rağmen yaşardın sen, nerdesin şuan? İçerlerde bir yerlerdesin, hissediyorum… Ama neden saklanıyorsun? Belki de kırıldın bana, ihmal ettim seni. Fazla umursamaz oldum sanırım, öyle ki seni bile umursamadım. Bana en çok enerji veren seni…

Aslında sıkıntı zamanlarımda hep Hayko Cepkin’den Sıkı Tutun’u dinlerim. Hayatımda verdiğim en zor kararı düşündüğüm zamanlardan beri… Şarkı çalarken dışarIdan kendime bakar bulurum kendimi. 4 yıl önceydi… Fakültenin devasa camlarından birinin içine oturmuşum… Hüzünlüyüm, düşünceliyim… Camdan dışarı bakıyorum. Tut ki elimden birlikte yürüyelim diyorum, ama o eli benim bırakacağıma da adım gibi eminim. Yine de biraz daha düşüneyim, zaman vereyim diyorum. Şarkıyı her dinleyişimde içimden hala bir şeyler kopuyor… 4 yıl olmuş, ama hala akılda, hala iç acıtıyor…

Gerçekten her şey dün gibi gelip geçiyor… Acılar unutulmuyor belki ama hafifliyor. Keşke zaman mutluluklara ters etki yapsaydı? Mutluluklar daha kolay hatırlanabilse ve hatırlandıkça sevinci de artsaydı…

Kıymetini bilmeli her anın. Bu yüzden kelebekler gibiydim. Hala da öyleyim, bu durgunluklar bana yakışmıyor. Toparlamalıyım kendimi, toplayabilirim biliyorum… İlla birinin elinden tutması mı gerekiyor? Aşk konusunda belki ama kendimle ilgili kendimden başkası yardım edemez bana.

“Yalnızlık zırhım özgürlüğüm miferimdir.” Cem Adrian’ı Kelebek şarkısını dinlediğimde duyduğum bu dört kelimeyle sevdim desem? Her şeye rağmen aşk benim güneşim mi peki? Belki bir gün olur. Elimden tutar benim de. Ama o zamana kadar sıkı tutunuyorum. Ben kendime hak ettiğim değeri vermezsem başkasından nasıl beklerim? Mutlu olmazsam nasıl mutlu ederim? Mutlu etmezsem nasıl devam ederim?

Reklamlar

2 thoughts on “Sıkı Tutun Kelebek!

  1. O haller banada oluyor. Hemde çoklukla. Ama ne güzel söylemişsiniz; Ben kendime hak ettiğim değeri vermezsem başkasından nasıl beklerim? Mutlu olmazsam nasıl mutlu ederim? Mutlu etmezsem nasıl devam ederim?..
    Çok doğru. :)

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s