İntikam Filmlerini Sevenlere: Confessions / Kokuhaku

Favori dizilerim sezon arasındayken uzun zamandır ara verdiğim filmlerime geri dönmeliydim. Önce vizyondan iki film izleyerek ısındım. Tam “evde sinema keyfi” günlerime geri döneceğim bir sürü koşuşturmacanın içine girdim. Zaten kişisel blogumu takip edenler bilir, mezuniyet, iş bulma derdi derken ancak kendime vakit ayırabildim.

Bu sene yoğunluğum nedeniyle festival filmlerine gidemedim. !f İstanbul’un bu seneki programında dikkatimi çeken filmlerden birini izlemek için oturdum bilgisayarın başına. 83. Akademi Ödülleri’nde aday adayı gösterilen ve Japonya’nın en iyi filmi seçilen, gişede de hatırı sayılır bir başarı yakalayan Confessions festivaldeki adıyla İtiraflar’dı seçtiğim film.

Tetsuya Nakashima’nın senaryosunu yazıp yönettiği Kanae Minato’nun romanından uyarlanan bir gerilim/drama filmi olan Confessions temelde bir intikam filmi. Onu başarılı yapan ise senaryosunun beslendiği psikolojik yaklaşımlar ve sahnelerin ihtiyacı olduğu zamanlarda çalmaya başlayan, Radiohead gibi grupların şarkılarından oluşan müzikleri. 


Film bölümlerden oluşuyor ve adından da tahmin edildiği üzere her bölüm itiraflara yer veriyor. Filmin ilk kısmı kızını kaybeden bekar bir anne olan sınıf öğretmeninin, kızının ölümünden sınıftaki iki çocuğu suçlamasıyla son buluyor. Öğrenci A ve Öğrenci B diye adlandırdığı bu çocukların sütlerine HIV taşıyan kan enjekte ettiğini söylediğinde onlardan intikam aldığını sanıyoruz. Oysa ki bu, kızgın annenin çocuğunun katilleriyle oynadığı oyunun sadece başlangıcı. 

Filmin ilerleyen bölümlerinde öğrencilerin neden bu suçu işlediği, suça eğilimli olmalarının sebepleri karakterlerin irdelenmesiyle beraber açığa çıkıyor. Film insanoğlunun zayıflıkları, doğasının bir parçası olan şiddetle başa çıkıp çıkamadığı, adalet kavramı gibi birçok konuya dokunmayı istiyor ve karakterlerin iç dünyasında gezinerek bunu başarabiliyor. Olayın tarafları olan herkes açısından ele alınıyor hikaye. Bu nedenle biraz yavaş ilerliyor ancak intikam filmlerini seven seyircileri memnun edecek bir yavaşlık bu. Filmi “hazmetmek” önemli. Oldboy‘u izleyenler bilirler ;)

Ben Confessions’u başarılı buldum. Ele aldığı konuları bir intikam hikayesinin çevresinde kurgulaması keyif vericiydi. Aldığı ödüller de başarısının kanıtı. Tabi sıcak yaz günlerinde oturup izlenecek türden “rahat ilerleyen” bir film değil. Siz arşivinizde bulundurun ve serin bir yaz akşamında izleyin derim, iyi seyirler…


NOT: Sinemahşer’e son yazımı girerken 2 yılı geride bıraktığımın farkında bile olmadığımı fark ettim… Son dönem kendi doğum günümü bile unutabilirdim gerçi, öyle sıkışıktı ki başım! Bu yazı aracılığıyla beni takip edenlere de teşekkürler…

Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s