Ayrıcalık Değil Hak!

Sene 1968.. Yer İngiltere’de bir Ford Fabrikası.. Dikiş makinelerinin başında bir avuç kadın canla başla çalışıyorlar. Birden bir erkek giriyor atölyeye. Kadınlarla yaptığı konuşmadan bir şeyler peşinde oldukları anlaşılıyor. Eşit ücret alamazsak greve gideriz diyen kadınları, o adam hariç kimse ciddiye almıyor. Ama kadınların hareketi gittikçe büyüyor. Sonunda fabrikanın kapatılmasına kadar gidiyor olaylar. Ve onlar gibi kadın olan bir bakan seslenişlerini duyup amaçlarına ulaşmalarını sağlıyor.

Başrolde Happy-Go-Lucky ile büyük bir çıkış yapan Sally Hawkins var. Bu devrim niteliğindeki hareketin lideri Rita O’Grady’i canlandırıyor. Yan rollerde Geraldine James, Bob Hoskins, Daniel Mays gibi değerli isimler yer alıyor. Yönetmen koltuğunda Takvim Kızları filminden hatırlayabileceğiniz Nigel Cole var. İngiliz yapımı filmin BAFTA’da 4 adaylık aldığını da belirteyim.

Yaşanmış bir olayın beyazperdeye yansıması “Kadının Fendi”. Türkçeye çevrilmiş ismi orijinal ismi “Made in Dagenham”dan çok daha etkili. Erkeklerin kadınlara ayrıcalık vermek gibi gördüğü ve lütfedip vermedikleri hakların elde edilmesinin mücadelesini anlatıyor film. Deyim yerindeyse de “kadının fendi erkeği yendi” oluyor.


Olaya “eşitlik” bazında yaklaşmak gerek tabi. Cinsiyet ayrımı yapmadan, insani hakların kullanılabilmesi esas olan. Adı üstünde hak, olması gereken bu! Filmin en can alıcı sahnelerinden birinde Rita ve Eddie tartışırlarken Eddie’nin “iyi bir koca, iyi bir baba oldum daha ne istiyorsun?” sözleriyle hissettirdiği “sahip oldukların için şükret” tavrına “istediklerim ayrıcalıklar değil haklar, yani olması gereken bu” diyerek en güzel cevabı veriyor Rita. Filmin anlatmak istediğini bu kilit sahneyle ortaya koyuyor.


Kadınların eşitlik mücadelesinin ön planda olmasının sebepleri var tabi. İkinci sınıf insan muamelesi gördüğümüz yıllar boyu, eğitim alan kadını bile sömüren bir baskınlık vardı erkeklerde (Bakınız Lisa karakteri). Bazı toplumlarda, hatta her toplumun çeşitli kademelerinde hala yaşanan bir şey. Kadın korunmaya muhtaçtır, kadın çocuk bakar, kadının işi ev işidir vs. Tam eşitlik sağlanana kadar da bu mücadele sürecektir. Yeter ki temelinde insan eşitliğinin olduğunu unutmayalım ve haklarından mahrum kalanın yanında “ayrımcılık yapmadan” duralım.


Film eşit haklar, toplumdaki kadın-erkek kavramı, toplumsal baskılar gibi birçok konuda düşünmeye ittiği için ayrı bir değerli benim gözümde. Oyunculuklara diyecek yok zaten. Özellikle Sally Hawkins, bir kademe daha atlıyor bu filmle. Gerek kostümler gerek görsellikle dönemin yansıtılması da oldukça başarılı. Feminist yönüme dokunmasını göz ardı ederek diyebilirim ki yılın iyi dramaları arasında. Ödüllerde pek şansı gülmese de siz izleyin derim…
Reklamlar

2 thoughts on “Ayrıcalık Değil Hak!

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s