Diğer Perspektiften Harry Potter Uyarlaması: ÖLÜM YADİGARLARI BÖLÜM 1

İlk Harry Potter kitabını elime aldığımda 12 yaşındaydım yani 10 yıl olmuş. Büyük bir heyecanla okumuştum ilk dört kitabı. Kitap okuma alışkanlığıma katkısı çok büyüktür hiç şüphesiz. Kısa bir sure sonra sinemaya uyarlanmaya başlandı seri. Beşinci ve altıncı kitabın çıkışlarını, yine aynı heyecanla elime alıp okuyuşumu da çok net hatırlıyorum. Filmler romanın hayranı olanların birçoğu gibi beni de tatmin etmezdi. Bir derece Azkaban Tutsağı’nı beğenmiş ancak dördüncü filmden bu yana hep serinin iki bölüm halinde, romanın hakkı verilerek çekilmesini istemişimdir.
Serinin son kitabı Ölüm Yadigarları çıktığında içimdeki çocuğun can çekiştiği bir döneme denk gelmiş olacak ki eski heyecan kalmamıştı bende. Bir arkadaştan alıp okumaya başladığımda ise 100-150 sayfa kadar okuyup bırakmıştım. Son filmin iki bölüm halinde çekileceğini duyunca da bir daha elime almadım kitabı.

Serinin en az sevdiğim, romana en çok ihanet ettiğini düşündüğüm bölümü Melez Prens’in de yönetmeni olan David Yates son filmi de yönetiyordu. Bu durum, okuyucu gözüyle değil de sinemasever gözüyle izleyeceğim ilk Harry Potter uyarlaması için beni meraklandırıyordu. Okuyanla okumayan kişinin roman uyarlaması filme bakış açısının farklı olduğu aşikar. Filmi izlediğimde bu farkı daha açık bir şekilde gördüm.


Kadronun hemen hemen aynı olduğunu seriyi takip edenler fark edecekler. Serinin diğer filmleri ile ilgili yazıyı Beyazperdedeki Harry Potter yazısından ve son filmle ilgili yazıyı http://sinemahser.blogspot.com/2009/07/harry-potter-ve-melez-prens-serinin-en.html linkinden okuyabilirsiniz. Konudan kısaca bahsetmek gerekirse Harry, Ron ve Hermione artık büyücüler için bile tehlikeli olmaya başlayan dünyaya tek başlarına meydan okuyorlar bu bölümde. Harry’nin, Voldemort’u yenebilmek için onun ruhunun parçalarını sakladığı hortkuluklarını bulması gerekiyor. Nerede ne şekilde bulacağını bilmediği hortkulukları ararken de yolu Ölüm Yadigarları ile çakışıyor.

Yazının başlarında da söylediğim gibi bu filmi roman uyarlaması açısından değerlendiremiyorum. Ancak romanın konusunu, anlattıklarını bilen bir sinemasever olarak son filmin “salt” sinema seyircisini memnun edecek düzeyde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Karakterlere aşina her sinema izleyicisi sıkılmadan izleyecek ve bir sonraki filmle ilgili merakta kalacak şekilde filmin başından kalkacaktır. Romanı okumuş olsaydım nasıl düşünürdüm bilememekle beraber genel olarak romanın hayranı arkadaşlarımın binbir şikayet ettiğini söyleyebilirim.


Yüzüklerin Efendisi gibi istisnalar dışında hem uyarlandığı romanın severleri tarafından hem de genel izleyici tarafından beğenilen uyarlama filmler görmek zor. Deneyimlememden yola çıkarak diyebilirim ki Harry Potter da istisnalardan değil. David Yates’in söylediğine göre ikinci bölüm daha melonkolik ve dramatikmiş. Hala ilk bölümü izlemediyseniz ikinci bölümün gösterime az kalmışken izleyin derim. Sihirli seyirler…
Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s