Kızları Şortla Dolaşanları Komşu Olarak İstemeyenlerin Oranı %26

Geçtiğimiz günlerde 2011 Türkiye Değerler Araştırması’nın sonuçları açıklandı. Araştırmanın sonuçları Türkiye toplumunun hem sosyal hem de siyasi anlamda profilini gözler önüne seriyor. Sonuçlarda çok ilginç veriler var. Genel olarak mutlu, birbirine güvenmeyen ve farklı olana tahammülü olmayan bir toplum olduğumuz sonucunu çıkarabiliriz. 

Benim dikkatimi çeken iki nokta var. İlki kadınlar ve erkek egemen toplumla ilgili. Türkiye’nin yaklaşık dörtte üçü, bizim toplumuzda ailenin reisinin erkek olması gerektiğini düşünüyor (%74). “Kadın her zaman kocasına itaat etmeli, onun sözünden çıkmamalıdır.”  Bu ifadeyi doğru kabul edenlerin oranı ise %60’ın biraz üzerinde. Kadına şiddet de yine araştırmanın önemli verilerinden.  “Bazı kadınlar kocalarından dayak yemeği hak ediyor”, Bu görüşe katılanların oranı 1996’da  %19’ken 2011 bulgusu ise %30.

Diğer “şaşırdığım veri” ise “Türkler hoşgörülüdür” diye övünen bir milletin farklı olana tahammülünün olmadığını gösteren “kimleri komşu olarak görmek istemediklerine” dair oranlar. Eşcinseller %84 ve AIDS’liler %74 oranının çıkması maalesef gördüğüme şaşırmadığım sonuçlar iken “kızları şortla dolaşanları” komşu görmek istemeyenlerin oranının %26 olması beni fazlasıyla düşündürdü. Bu kadar mı namus düşkünü olduk? Bu kadar mı farklı görür olduk birbirimizi?

Bir de kendi adıma üzücü bir sonuç standart boy oranları ile ilgili (: 1.75 bir hatun olarak standartların üzerinde olduğumu biliyordum da bu standartın kadınlar için normalin üstünde olduğunu sanıyordum! Türkiye’de erkekler de kısaymış yahu! Beyana göre, ortalama erkek boyu  173.8 cm, ortalama kadın boyu  163.5 cm. 


Hoşgörülü olmak demişken… Aslında bir süredir bu kelime üzerine düşünüyorum. Hoşgörü, TDK’da “Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans” olarak karşılık bulmuş. Kelime anlamı nedeniyle bana karşıdakini biraz ezen ya da küçük gören bir kelimeymiş gibi gelmekte. Ve “farklılıklara saygı” çerçevesinde kullanılması doğru gelmiyor. Mesela “Ben eşcinsellere hoşgörülüyüm” demek yerine “saygı duyuyorum” demek daha yerinde olur. Tabi “saygı duyuyorum” demek ben ötekileştirmem ama ötekileştirene de karışmam demek değil. Özetle bunu deyip kesiyorum yazıyı çünkü dallanıp budaklanması çok olası bir konu. Sadece siz de üzerine düşünün istedim (:
Reklamlar

One thought on “Kızları Şortla Dolaşanları Komşu Olarak İstemeyenlerin Oranı %26

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s