Portobello Cadısı

“Mantık yenik düştüğünde, boyun eğmekten ve aşık olduğumu kabullenmekten başka çarem kalmamıştı.”
Hayatımda bir kez mantığıma uymadığı halde birisi için uğraş verdiğimi bilirim. Hala adının aşk olup olmadığı konusunda tereddütlerim var. O dönem kabullenmiş ve kendimce aşk acımı yaşamıştım. Ama geriye dönüp baktığımda yaptığımın sebepsiz yere bıraktığım biri için pişman olmakla ilgili olduğunu düşünüyorum. Aşk bu hikayenin başında olabilir belki. Çünkü ilk gördüğümde etkisi altına girdim o adamın. Ama aşktan da bu kadar çabul vazgeçilmez değil mi? Bizimki zıt kutupların çekimiydi sadece. Zaten aşk da böyle bir şey mi? Bilmiyorum…
“Dışadönük kişilerin içedönük kişilerden daha mutsuz oldukları, bunu gidermek için de sürekli olarak ne kadar mutlu, hayatla ne kadar barışık olduklarını kendilerine kanıtlamaya çalıştıkları söylenir.”
Bunun üzerine epey kafa yormuştum. Ben de genel olarak mutlu ve pozitif takıldığımdan kendimi epey irdelemiştim. Sonuç? Kimi zaman mutluluğu bir maske olarak kullandığım doğrudur…
“Aşk bazen insanı uçuruma sürükler; işin kötüsü, sevdiklerimizi de yıkıma götürür.”
Aşık olup olmadığım konusunda tereddütteyim dedim ya hani… Bu cümlede de aşka en yakın olduğum zamanı düşündüm. Bana “bazen” kısmı denk gelmiş eğer o aşksa. Çünkü kendimi hırpaladığım gibi etrafımdakileri de üzdüğüm bir dönemdi. 
“İlginç yerler keşfetmenin en iyi yolu kaybolmaktır.”
Bu cümleyi ilk okuduğumda gezme şansı bulduğum yerler aklıma geldi. Hiç böyle bir şey yapmamış, hep bilinen, tavsiye edilen yerlere gitmiştim. Kim bilir, belki yalnız olmasaydım, benle kaybolacak biri olsaydı daha cesaretli olabilirdim.
Cümlenin biraz derinine inince kendi iç dünyam aklıma geldi. Biraz zorlama oldu ama akıl işte. Belki bu ara bir yoldan gitmediğimden, biraz kaybolmuşluk hissi yaşadığımdandır bu bakış açısı. Ama kendimiz hakkında ilginç şeyler keşfetmenin bir yolu olamaz mı yolunu kaybetmek?
Bu cümleler her kitabıyla beni düşünceden düşünceye sürükleyen Paulo Coelho‘nun Portobello Cadısı kitabından alıntı. Athena adlı gizemli bir kadının ruhsal ve duygusal yolculuğunun anlatıldığı kitabı okurken kendiniz ve hayatınız hakkında da bol bol düşüneceksiniz. 
Kitapta olaylar tek bir ağızdan anlatılmıyor. Athena denilen bu esrarengiz kadını tanıyan insanların ağzından, farklı bakış açılarıyla kurgulanıyor. Bir çırpıda okunacak kitaplardan değil. Hele bazı bölümleri var ki yavaş yavaş, üzerine düşünerek okumak gerekiyor. 
Athena’ya öğretmenlik yapanlardan biri olan Edda’nın ağzından dökülen aşağıdaki sözleri kendimi sıkıntılı hissettiğim dönemlerde okumak için bir kağıda yazdım ve yatağımın baş ucuna yapıştırdım. Okuyunca siz de arada hatırlamak isteyeceğiniz sözler olduklarını hissedeceksiniz.
“Gününün her dakikasında seni geliştiren düşüncelerle kendini yeniden programla. Kendini tedirgin hissettiğin ya da kafanın karışık olduğunu sandığın zaman kendine gülmeye çalış. Kuşkular ve kaygılar içinde kıvranan, dünyada kendi sorunlarından başka bir sorun olmadığını sanan o kadına kahkahalarla gül.”
Reklamlar

2 thoughts on “Portobello Cadısı

  1. merhabalar; güzel hazırlanmış emek verilmiş bir bloğunuz var kutluyorum sizi. kitap seçiminizi ve yorumlama tarzınızı ayrıca beğendim. coelho sevdiğim yazarlardan biridir yazarın ŞEYTAN VE GENÇ KADIN ve ZAHİR kitaplarıda severek okunacak türdendir..Yolunuz açık olsun. başarılar

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s