Beyazperde Yeni Bir Seriye Mi Kavuşuyor?

Kuzey Amerika açlık ve kuraklıkla kavrulmuş, çıkan çatışmalar insan ölümlerine, yangınlara ve kıtlığa sebep olmuştur. Artık Kuzey Amerika’nın yeni bir başkenti vardır: Panem. Ve ona bağlı yaşam savaşı veren 12 eyalet, nam-ı diğer mıntıkalar. İnsanlar zamanında çıkardıkları isyanın karşılığı olarak her sene düzenlenen Açlık Oyunları’na bir kadın bir erkek iki genç katılımcı yollamak zorundadırlar. 24 kişinin katıldığı bu oyunlardan tek bir kişi sağ çıkabilir ve kazanan yarışmacının mıntıkası ödüllendirilir.
Suzanne Collins’in aynı adlı romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda, Seabiscuit ile tanıdığımız Gary Ross’u görüyoruz. Senaryonun uyarlanmasında da pay sahibi olan Ross’a Billy Ray (State of Play) ve bizzat Suzanne Collins da eşlik ediyor. Filmin başrollerinde, geçtiğimiz yılın En İyi Film adaylarından Winters Bone ile tanıdığımız Jennifer Lawrence ve Dünyanın Merkezine Yolculuk filminden hatırlayabileceğimiz Josh Hutcherson var. Yan rollerde Stanley Tucci, Woody Harrelson, Elizabeth Banks gibi renkli isimler var. Özellikle Stanley Tucci’yi izlemek her zamanki gibi ayrı bir keyif veriyor.
Filmin açılışında Katniss’in 16 yaşımdaki kız kardeşi Primrose’un rüyasına şahit oluyoruz. Açlık Oyunları’na seçildiğini gören küçük kızın korkusundan, bir tv programı olarak lansedilen, aslında bir cezalandırma yöntemi olan Açlık Oyunları’nın bir insanı ne kadar korkutabileceğini hissediyoruz. Bu sahne romanı okumayanlar için önemli. Ancak filmin bir çok ayrıntısı romanı okumayanları düşünmeden atlanılmış. Mesela seçimin nasıl olduğu gibi. Her şey net olmayınca sadece filmi seyretmeye gelenler, romanın okurları kadar hakim olamıyorlar mevzuya.

Katniss, kardeşi seçilince onun gitmesini engellemek için gönüllü oluyor. Ve film boyunca onun cesaretinin örneklerine şahit olacağımız bizlere işaret ediliyor. Oyuna dahil olduğu ilk andan itibaren dikkatleri üzerine çeken Katniss, Alevler İçindeki Kız olarak ismini duyuruyor ve birçok düşman kazanıyor. Başına buyruk tavırlarıyla da bir başkaldırışın öncüsü olması şaşırtıcı olmuyor. Onun dik başlılığı şuanda üç kitaptan oluşan romanın beyazperde macerasının da kısa sürmeyeceğinin habercisi. 68.2 milyon dolarla açılış yapan filmin devamının gelmesi kimseyi şaşırtmaz herhalde?
Açlık Oyunları’nın düzenlendiği Capitol, gösterişli ve rengarenk bir şehir olarak yaratılmış. Saçları, kıyafetleri, tavırları ile kendini üstün gören burnu büyük, gösteriş meraklısı insanların şehri. Capitol sakinleri, ölümüne savaşan gencecik insanların birbirlerini katletmesini büyük bir keyif içinde izleyen, bunun  için bahis yatıran insanlar. Mıntıkalar ve Panem arasındaki uçurumları keskin bir şekilde tasvir etmek için bu kadar zıt tasvir edilmeleri iyi bir nokta, ancak Capitol’un renk cümbüşü bazen gözünüzü yorabilir.
Filmi, romanı okumuş bir arkadaşla izlemeyi tercih ettim. Romanı okumamış biri olarak aklıma takılanları konuşma fırsatım oldu. Romana sadık kalmak önemli olsa da Açlık Oyunları gibi altında derin metinler olan, olması gerek değil mi?, bir romanı sadece bir tv şovu olarak sinemaya taşımak beni biraz hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Derin metinleri bir kenara, eğlencelik olarak nasıl bir filmdi derseniz özellikle ikinci yarısının sizi memnun edeceğiniz söyleyebilirim. Hepinize iyi seyirler…

Reklamlar

One thought on “Beyazperde Yeni Bir Seriye Mi Kavuşuyor?

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s