O Kadar İyi Arkadaştık Ki…

Bir kısmımız hayatımızın aşkını ararız. Onu bulduğumuzda emin olacağımızı düşünürüz. Ve bir ömür mutlu olacağımızı. Bu düşünce, izlediğimiz tonlarca romantik komedinin ürünü olabilir. Bu ihtimalle yola çıkıp aslında “doğru kişi”nin olmadığını söyleyen filmler bile finallerinde “doğru kişi” hakkında mesaj verme kaygısı taşır. Bu romantik kısır döngü bir lanet gibidir. Bir türlü yakamızı bırakmaz.


Bu klişeden beslenen bir film Friends with Kids (2011) de. Ancak işin sosunu “çocuk sahibi olmak” fikrinden alan bir komedi. Romantizm sadece bir araç oluyor finale doğru. Asıl olay şu: İki yakın arkadaş, ilişki girdabına girmeden çocuk sahibi olmaya karar veriyorlar.

Jason, Julie, Ben, Missy, Leslie ve Alex altı yakın arkadaş. Rutin bir buluşmalarından birinde Leslie, Alex ile çocuklarının olacağı müjdesini veriyor. Ancak Jason ve Julie, diğer çiftimiz Ben ve Missy kadar sevinemiyorlar bu habere. Çünkü ikisinin de ilişkilerle ilgili sorunları var. Aradan bir kaç yıl geçiyor. Bu dostlar meclisinde çocuk sahibi olmayan sadece onlar kalmış. Ancak dostlarının çocuklu ve mutsuz olduğunu hissediyorlar. Tablo böyleyken, en iyi arkadaşından çocuk sahibi olmak size de mantıklı geliyor değil mi?


Filmin yönetmeni ve senaristi, başrolde de izlediğimiz Jennifer Westfeldt. Filmin oyuncu kadrosunda, Bridesmaids ekibinden Jon Hamm, Kristen Wiig, Maya Rudolph ve Chris O’Dowd’u görmek keyifli. Unutmadan hayranları için, Megan Fox’un da filmde yer aldığını söyleyeyim. Cast bu kadar renkliyken filmden keyif almamak mümkün değil gibi gözüküyor. Ama cast bu işin sadece albenisi oluyor çoğu zaman.

Friends with Kids, İlginç bir fikirden yola çıktığı için umut vaad ediyor aslında. İlk öpüşmelerinde “sanki erkek kardeşimi öpüyorum” diyen bir kadının ilerleyen dakikalarda “sana aşığım” nutuğu çekeceğine, filmin bu denli klişe hale geleceğine inanmak istemiyorsunuz. Gidişatın bu yönde olması kaçınılmazsa da finalde klasik “mutlu son”a varılması çok mu gerekliydi? Hayır, spoiler vermiyorum şuan. Film, kendiniz çekmişcesine belli bir çizgide ilerliyor. Öyle ki bir süre sonra, sonunu bilmenize rağmen tekrar izlemekten keyif aldığınız filmlerin tadını veriyor size.

Filmin açılışında Regina Spektor‘ın “Hotel Song” şarkısını duyunca filme dair iyi hisler besleyebilirsiniz. Sonuna kadar, tahmin etseniz de “bu kadar klişe olamaz” deyip bekleyebilirsiniz. Çocuk yetiştirmenin zor yanlarını, komik bir çerçevede ele aldığı anlarda tebessüm edebilirsiniz. Ama film bittiğinde “iyi ki izlemişim” diyebilir misiniz, emin değilim. Bu kadar iyi oyuncuyu ve orijinal olabilecek bir fikri heba etmeselerdi keşke. Puanım 6/10.


Reklamlar

2 thoughts on “O Kadar İyi Arkadaştık Ki…

  1. Bu tarz filmleri sevmiyorum. En iyi arkadaştan çocuk mu olurmuş! Arkadaş ayrı aşık olduğun insan ayrı. Zoraki evlilik gibi bir şey bu. Afişte de iki tanesini seçin denmiş. Neden üçü birden olmasın? Aşk, mutluluk ve çocuk üçü bir arada olamaz mı?
    Biraz fazla atar yaptım ama insanlar çocuğu dünya sonu sanıyor.. :D

    Beğen

  2. Bu film bloguma yorum yapmana vesile oldu işte fena mı :)
    Bence de üçü olabilir ama filmdeki karakterler ikisini seçmekte inatçıydı diyelim ;)
    İnsanlar çocuğu kurtuluş da sanıyor bazen, alet ediliyorlar başarısız ilişkilere çocuklar. Bu da farklı bir örneği diyelim :)

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s