Uzaklaşmalıyım Bu Şehirden!

Yaklaşık 6 yıl önce bana “İstanbul’a gitmek istiyorsun ama bir iki yıla bıkarsın.” dediklerinde gülüp geçer “İstanbul’dan asla bıkmam.” derdim. İnanmazdım böyle bir ihtimale. Ama maalesef onlar haklı çıktı. Bıktım İstanbul’dan. İstanbul’daki hayat mücadelemden. İstanbul ile paylaştığım tek şey yalnızlığımmış meğer. Meğer İstanbul’un ömrü üniversite yıllarım kadarmış benim için.
İstiklal’den çıkmadığım yılları düşünüyorum da… O kalabalığın içinde yürümekten zevk alırdım. O kalabalığın bir parçası olmayı severdim. Yarım kalan bir yanım vardı, onu İstanbul’la tamamlardım.
Şimdi İstiklal’e gitmemek için direniyorum resmen. O boşluğu dolduran artık o kalabalık değil. O kalabalık artık beni yoruyor, sıkıyor… Tabi tek sebep bu değil. İstiklal benim sevdiğim İstiklal olmaktan çıktı. Kimsenin sevemeyeceği bir hal almakta. Maalesef…
Aşk beni öyle bir hale soktu ki… Asla yaşayamam dediğim bir şehirde yaşama ihtimalini kabulleniyorum son aylarda. Hani derler ya iki gönül bir olunca samanlık seyran olur. Ankara da bana seyran olacak yakın zamanda. Galiba…
İstanbul’la aramızın bu kadar bozulmasının tek sebebi aramıza aşık olduğum adamın girmesi değil. Öğrencilik güzeldi burada. Taksim’de sabahlamak, Beşiktaş sahilinde içmek, Emek’in önünde bilet kuyruğu beklemek… Üniversite bitip de çalışmak gerekince işkence yerine dönüyor bu cennet sanılan yer. İş çıkışları trafiği, sevdiğin hiçbir etkinliğe zaman bulamaman, aldığın paranın bir türlü ay sonunu getirmemesi…. Ne kadar kazanırsan o kadar harcıyorsun ya, bu şehirde daha da belli bu durum. Sanki İstanbul ne kadar paran olduğunu biliyor ve seni sömürüyor.
Bir de birini seviyorsan ve o yanında değilse, İstanbul çekilmez bir hal alıyor iyice. Kalbin Eskişehir’de atıyorsa mesela benimki gibi. Ruhunu yoruyor İstanbul’da yalnız olduğun her saniye.
Benim gözümdeki İstanbul bana benziyordu. Umursamazdı. Kalabalıktı ama yalnızdı. Neşeliydi ama öfkeliydi. Hareketliydi ama yorgundu. Bencilce özgürdü. Özgürlüğün bencil olmadan da var olabildiğini bilmezdi. İstanbul hala böyle benim gözümde. Ama ben değilim. O yüzden artık uzaklaşmalıyım bu şehirden.
Bu yazı için ilham meleğim olan Miya’ya teşekkürler!
Reklamlar

5 thoughts on “Uzaklaşmalıyım Bu Şehirden!

  1. Benim doğduğum şehir değil İstanbul. Ben doğduğum şehri terk edeli çok oldu.

    İki kez küllerimden doğdum ben. Birinde İstanbul'a gelmiştim. 5 Eylül 2007'de. Yeni bir hayat yaşamaya.

    İkincisiyse 12 Mayıs 2012'de oldu. Milat oldu o doğuş. Eskişehir'de.

    Haliyle bu şehirden uzaklaşmalıyım artık ;)

    Beğen

  2. Bir İstanbulsever olarak Ankara'ya beklerim Benay:)) Yıllar önce terk ettim ben de doğduğum büyüdüğüm İstanbul'u..Her gidişimde üzülüyorum, o yılların İstanbul'unu bulamadığımda. Çocukluk geçer elbet, ama hatırlatacaklarının kaybolması insanı dertli ediyor.. Ankara ise sevdiklerin yanındaysa güzel olan bir şehir.. E sevdiceğiniz de omuz başınızdaysa dert değil.. gelin, gelin.. Hatta bir Ankara baharında anlatacaklarımız bile olabilir:)))sevgiyle.
    U(YKSZ)

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s