"Muhteşem" Adamlar İzledim de Yazamadım…

Yazamıyorum. Vakit bulamamak da değil bu. Başka bir durum. Ya kalemim paslandı zamanla, ya da hevesim söndü.

Sinemaya bile daha az gider oldum. Gidince de Twitter’da sıcağı sıcağına üç beş kelam etsem de oturup iki satır yazamaz, daha doğrusu yazmaz oldum. Nedense…

Dertlenmeyi bir kenara bırakırsak…

Iron Man 3

IMAX deneyimini ilk ne zaman yaşadığımı bile hatırlamıyorum. 3D ile izlediğim Avatar ve sonrası birkaç filmde de istediğim etkiyi yaşayamayınca tercih etmez olmuştum 3D filmleri. Ama Iron Man 3. filmi 3D olarak izleyin diye diretince gittim. Ve IMAX teknolojisiyle 3D film keyfinin nasıl bir hale geldiğini, nasıl ayrı bir tadı olduğunu gördüm.
İşin teknik kısmını bir kenara bırakırsak…
Iron Man 3, seriye yakışır bir film olmuş her şeyden önce. Eğlencesi kıvamında, aksiyonu nevi şahsına münhasır bir şekilde gösterişli. Bir kahramanın iç yolculuğuna 2. bölümle başlamıştık, bu bölümde son kısmı izliyoruz diyebilirim. Avengers’a göndermeleri de işin tadı tuzu olmuş. Beraber izlediğim arkadaşım ABD Başkanı’nı aciz, birileri tarafından kontrol edilen göstermiş tarzında yorumlar yaptı. Evet, küçük dokundurmalar var ama bir mesaj kaygısı/niyeti göremedim ben.
Kısadan hisse bomba gibi bir gişe filmi var karşınızda. Zaten hasılat da harcanan paranın boşa gitmediğinin kanıtı.


The Great Gatsby
Baz Luhrmann isminin geçtiği bir filmin “muhteşem” olmasa da “görkemli” olacağını düşünebiliriz. Ayrıntıları seven yönetmen, 1920’ler NewYork’unda geçen bir hikaye filme çekerek yaklaşık 5 yıldır süren sessizliğini bozdu. Göz kamaştıran bir oyuncu kadrosuyla ve 3D kozuyla çekilen “The Great Gatsby”nin her damak tadına hitap etmiyor aslında. Paranın, şanın, şöhretin konuştuğu NewYork’ta çekilen her hikayeye ilgili olmak, en azından sempati duymak gerekiyor. Leonardo Di Caprio’nun karakter oyunculuğunu hangi filmde olursa olsun izlerim demek gerekiyor biraz da. Bu ön şartlar sağlıyorsanız şahane bir görsel şölen sizi bekliyor The Great Gatsby filminde.
Süresinin uzun olması, hikayenin zaman zaman detaylarda boğulması, filmin bir hırs hikayesiymiş gibi lanse edilmesine rağmen salt bir aşk filmi olması başlıca eksileri. Ancak filmi dinamik tutmak için düzenlenmiş harika film müzikleri, özellikle sık sık duyduğumuz Lana Del Rey ve kadife sesi, romantikleri mutlu edecek aşk hikayesi ve dönemi yansıtan detayları filmi sevmenizi sağlayacaktır. 
Bahsi geçmişken Lana Del Rey’in dinlemeye doyamayacağınız “Young and Beautiful” şarkısı:
Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s