Bir Tutam da Brida’yım..

l_cf04407f6c014e809bff4955f0543ffeBeyaz bir perdeyi, siyah dantelli eldivenli eliyle aralayan, asi görüntüsünün altındaki ürkek kadını gizleyemeyen siyah saçlı, beyaz tenli bir kadın. Paulo Coelho’nun Brida kitabı için bu fotoğraftan daha güzel bir kapak fotoğrafı olamazmış.

Bazı karakterler öyle sizdendir, öyle içine alır ki sizi; karakteri kitabın kendisinden çok seversiniz. Brida ise henüz kapağını açmadan içine çekti beni. O kadında, Brida’da kendime dair şeyler keşfedeceğimden o kadar emindim ki… Buna rağmen sürekli erteledim okumayı. Bekledim nedense.. Kısa bir süre önce ise “bence tam zamanı” dedim ve kararlılıkla aldım, okumaya başladım.

“Yolunu bulduğun zaman korkmamalısın. Hata yapacak kadar cesur olmalısın. Hayal kırıklığı, yenilgi ve umutsuzluk, Tanrı’nın bize yol gösterme araçlarıdır.”

Brida, benim gibi. Sürekli rotasını değiştiren, aslında ne istediğini bilse de o yola baş koymaktan kaçan, cesur ama bir o kadar korkak bir kadın. Kadındı. Kadındım. Bir gün “artık bu kararsızlığa” dur diyor. Risk alıyor. Diğer tüm yolları, tüm ihtimalleri göz ardı edip istediği yola çıkıyor. Ve sonunda korkmuyor. Anlıyor ki gerçekten yolunu bulmuş. Hata yapmaya korkmamak büyük cesarettir, bilir misiniz?

“Bazen sırf inanmadığımız için bir yoldan vazgeçeriz. Bu çok kolaydır. O zaman yapmamız gereken tek şey, o yolun bizim için doğru yol olmadığını kanıtlamaktır. Ama bir şeyler olmaya başlayıp da yol kendisini bize gösterince, devam etmekten korkarız.”

Brida seçtiğini yolun aşkla kesiştiğini görüyor. Kendini tamamlamasının yolu Ruh-eşini bulmaktan geçiyor. Aşkla kesişmeyen yol var mıdır? Ruh-eşi saçmalık mıdır yoksa bulamayanların saçmalık olduğunu ileri sürdüğü gerçek bir tutku mudur? Ruh-eşi olmadan yapılan her yolculuk bir parça eksik kaldığı için mi yarıda bırakılır?

“Kendini ne kadar çok anlarsan, dünyayı da o kadar iyi anlarsın. Ve Ruh-eşine o kadar yaklaşırsın.”

Etrafımda “senin kendinle derdin ne” diyen insanlar oldu. Her şeyi irdelemek yapım benim dedim hep. Kendimi sürekli sorgulamak, kendimi çözmeye çalışmak hep en büyük uğraşım oldu. Çünkü kendimi çözdükçe dünyayı da çözüyordum, kendimce. Kendimle ilgili uğraşlarımın sekteye uğradığı, her şeyi açıklığa kavuşturduğum -ya da öyle sandığım- bir dönemde de Ruh-eşimi buldum. Çünkü zihnim de kalbim de açıktı ona.

“Hayal kırıklığı ya da başarısızlıktan korkmamalıydı.”

Yazması ne kolay değil mi? Korkma. Ama ben hiçbir şeyden korkmam diyenler, emin misiniz? Emin miyiz?

“İlerlememizi sağlayan açıklamalar değil yola devam etme istediğimizdir.”

İşte en sevdiğim sözlerden biri. Açıklayamazsam ilerleyemem. Açıklayamazsam istediğim olmaz. Benim kilidim “açıklamak”. Ama bu her zaman mümkün olmuyor. İşte o noktada devreye “inanç” giriyor. Bir şeye inanmak…

“Yaşamının en önemli alanı olan aşkta bile, birine bağlanmayı, kendini sevgiye adamayı becerememişti. Aşktaki ilk hayal kırıklığından sonra, hiçbir zaman kendini tamamen verememişti. Acı çekmekten, kaybetmekten, ayrılmaktan korkuyordu. Oysa bunlar aşk yolunda karşılaşılması kaçınılmaz olan şeylerdi ve bunu önlemenin tek çözümü, o yola hiç girmemeye karar vermekti. Acı çekmemek için aşkı reddetmek gerekiyordu. Bu da hayattaki kötülükleri görmemek için kendi gözlerini çıkartmak gibi bir şeydi.”

12 Mayıs 2012 tarihine kadar yaşadığım, aşkla ilgili düşündüğüm, hissettiğim ne varsa bu dizelerde. Ama o an gelip de o kişiyle karşılaşınca… Siz siz olun, aşka asla küsmeyin. Herkesin ikinci bir şansı hak ettiği bir dünyada kendinize ikinci şansı çok görmeyin. Hatta üç, dört… En çok kendinize şans tanımanız gerekmez mi?

“Belki de yanlış yaptığın her sefer sana bir şeyler öğretiyordur.”

“Gerçek aşk, herkesin Ruh-eşiyle bağını yitirmeyeceğini bilerek kendi yoluna gitmesine izin verirdi.”

Çünkü o yollar eninde sonunda kesişir. Gerçekten bağlanmak budur.

“Kuşkulanmaktan hiç vazgeçme. Kuşku duymayı bırakırsan artık ilgilenmiyorsun demektir.”

Kuşku kontrol edilmesi gereken bir şey diye geçti aklımdan bir an. Sonra dedim ki kendime ” hala, inatla kontrol etmeye çalışıyorsun bir şeyleri”. Biraz oluruna bıraksan, bırakabilsen..

“Hep atmak istediğimiz adımları atabilecek cesarete sahip olmak, Tanrı’ya inandığımızı göstermenin bir yoludur.”

“Bütün aşıklar gibi o da kendini küçülten, hiçe sayan her şeyi yaptı.”

Yıllar önce eski bir sevgilime “sen de hiç gurur yok mu” demiştim. O da “aşığım ben sana, rezil olmam umurumda değil” demişti. O zaman onu nasıl da küçümsemiştim. Oysa şimdi yaptığının çok onurlu bir davranış olduğunu düşünüyorum. Çaresizce gözükse de yaptı her şeyi, denedi. Aşk hiçbir şeyi görmediğin, hiç kimseyi dinlemediğin sadece aşık olduğun insana odaklandığın delice bir ruh hali. Ahmet Ümit demiş ya “Aşk Köpekliktir.” Orada köpeklikten kasıt bu belki de.

“Hepimiz kendi kaderimizin efendisiyiz. Aynı yanlışları kolayca tekrarlayabiliriz. Hayatın büyük bir cömertlikle bize sunduğu ve çok arzuladığımız her şeyden kolayca kaçabiliriz. Ya da kendimizi Yüce Tanrı’ya teslim eder, O’nun elini tutar ve hayallerimizin tam doğru anda gerçekleşeceğine inanarak onlara ulaşmak için savaç verebiliriz.”

Ben ilk perdeyi kapattım ve ikinci kısıma geçtim.

“Aşk’tan korkuyorum; çünkü aşk bizim kavrama gücümüzün dışındaki şeyleri içeriyor, müthiş bir parıltı saçıyor ama aynı zamanda yaydığı gölge beni korkutuyor.”

Bize düşen ise o gölgenin dahi tadını çıkarmaya çalışmak..

“İyi bir şarabın tadını, ancak daha önce kötü bir şarap içmişsen anlarsın.”

Ve son olarak kitapta da alıntı yapılan bir cümleyi paylaşıyorum. Kendini Brida’ya yakın hissedenlere gelsin. William Blake demiş ki:

“Şimdi gerçek olan, bir zamanlar yalnızca hayalimdi.”

Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s