Yeşilçam Filmi Tadında: Mart Menekşeleri

“Hayat, birine seni seviyorum demenin kararsızlığını yaşamak için çok kısadır… ” 
Bu sözlerle başlıyordu Mart Menekşeleri.
“Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir…”
Böyle diyordu kitabın arka kapağında.
Tüm bu sırlardı belki de kadını “anlaşılamaz” yapan.
Mart, baharın habercisidir. Bahar, aşkın… Baharda yalnızsanız, çiftler daha çok gözünüze batar. Yalnızlığınız daha çok tırmalar yüreğinizi.
Emily, kocasının başka bir kadına aşık olması gerçeğiyle yüzleşen bir kadın. Aldatılmaktan çok biten aşklarına anlam verememekte. Gelen davet üzerine Mart ayını bir adada, yengesiyle geçirmeye karar verir. Ruhundaki yaraları tamir etmeye çalışırken kırmızı kadife kaplı bir günlüğün sayfalarına gömülmüş eski bir aşkı keşfeder.
Sarah Jio, ilk kitabı Mart Menekşeleri ile Library Journal En İyi Kitap Ödülüne layık görüldü. Yeşilçam aşklarına benzer bir tat bırakıyor okurlarında. Mart Menekşeleri, eski aşkları sevenlere, aşk ve pişmanlığı yaşayanlara hitap ediyor.
“Hissetmek… İstediğim tek şey buydu.” 
Hepimizin tek derdi bu değil mi?
“Büyük aşklar zamana, kalp ağrısına ve mesafelere meydan okur. Her şey kaybedilmiş gibi görünse de gerçek aşklar yaşamaya devam eder.”
Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s