Frozen (2013)


Karlar Ülkesi (2013)
Hans Christian Andersen’in “The Snow Queen” adlı masalından esinlenerek beyazperdeye uyarlanan Frozen, 17 Ocak’ta ülkemizde gösterime girdi. Disney’in geçen yıla damgasını vuran Wreck-It-Ralph‘tan sonra çıtasını düşürmeyeceğinin göstergesi olan film, Golden Globes’tan En İyi Animasyon ödülü ile dönerken Oscar’ın En İyi Animasyon dalındaki iddialı filmi diyebiliriz. Tabi Miyazaki’yi unutmamak gerek…
Kadın karakterlerin ön planda olduğu Frozen’da “sevgi her şeyi yener” teması anlatılmaya devam ediyor. Kadınların ön planda olması feminist bir mesaj algısı yaratmasın. Aksine geleneksel bir çizgisi var filmin. Prenslerin, prenseslerin olduğu bir masal var karşımızda.

Anna ve Elsa iki kız kardeş. Birbirlerini çok seviyorlar. Fakat Elsa’nın sihirli bir gücü var. Dokunduğu her şeyi buza çeviriyor! Ve bu güç kardeşine zarar verince ailesi tarafından gizleniyor yıllarca. Annesi ve babasının ölümlerinden sonra artık birer genç kadın olan kızkardeşler ülkelerine sahip çıkmak için insan içine çıkmak zorunda kalıyor. Ancak çok geçmeden Elsa’nın öfkesi ülkeyi buzulların altında bırakıyor. Anna da kızkardeşiyle arasındaki buzları eritirse ülkesini de kurtarır sanıp Kuzey Dağı’na kaçan kızkardeşinin peşine düşüyor.
Anna kurallara sığmayan, deli dolu prenses olarak karşımızda. Tek istediği kapıların yüzüne kapanmadığı ve sevgiyle kucaklandığı bir dünya. Bu nedenle de ilk karşılaştığı prensi “hayatının aşkı” sanıyor. Elsa ise sorumlulukların altında ezilen ve sonunda kraliçe olmak zorunda kalan prenses. Abla olmasının sorumluluğu, ülkesini korumak zorunda olmasının sorumluluğu ve özgürce yaşayamamak, olduğu gibi davranamamak sonunda ona ağır geliyor. Sevgi ve birlikteliğin her şeyi kolaylaştırabileceği mesajını vermek için tamamlayıcı iki kadın. Güçlüler mi? Hayır. Özgürler mi? Kısmen. Bu sebeple feminist duygulardan uzak bir masal Frozen.
Tamamen romantizm veya sevgi arayışıyla geçmiyor tabi ki film. Ren geyiği Sven ve kardan adam Olaf, filmin eğlence unsurları olarak karşımıza çıkıyorlar. Olaf’ın yaz mevsimi aşkıyla yanıp tutuşan bir kardan adam olması, özellikle kendini kumsalda bronzlaşırken hayal ettiği sahneler çok keyifli. Filmin beyaz ağırlıklı fonuna rağmen sunduğu hiç de yorucu olmayan görsel şölen ve filme hareket katan şarkıları en büyük artıları. ‘Let It Go‘ şarkısının “Golden Globes”a aday gösterildiğini ve “Oscar” adaylığı bulunduğunu da belirtmeden geçmeyelim. Kıssadan hisse, yılın en iyi animasyonları arasında gösterilmeyi hak ediyor. Geleneksel animasyon filmlerini özleyenler kadar masalsı filmleri özleyenlere de tavsiyemdir.
Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s