Okumak farkında olmaktır.

Yakın zamanda kitapyurdu.com‘dan, geçtiğimiz yıl adını sıkça duyduğumuz birkaç kitap aldıktan sonra sitenin Facebook hayran sayfasını da beğendim. Yazarlardan alıntılar yapılması sevdiğim bir şey, sayfa da interaktif. Geçenlerde ‘Okumak farklılaşmaktır.’ diyerek yukarıdaki karikatürü paylaşmışlar. Ben de dedim ki:
‘Okumak farkında olmaktır aslında.’
Sizce okumak nedir?
Türkiye’de okuma alışkanlığı hala düşük yüzdelerde. Yurdum insanı bir türlü alışamadı okumaya. Düşünmeye bile üşenen bir milletiz derim bazen, en çok da okumadığımız için düşünmüyoruz bence. Ya da düşünüyoruz ama hep aynı. Belki de aynı şeyleri okuyoruzdur?
Okumayı bana sevdiren Paulo Coelho‘nun Simyacı kitabıdır. Bir de ortaokul yıllarıma denk gelen J.K. Rowling ve Harry Potter serisi var. Lisede Grange, Dan Brown sularında yüzsem de son yıllarda sürüklenmek için aksiyon değil kafa yorucu satır araları arıyorum. Bu nedenle kitap zevkim biraz değişmiş olabilir. Okumak ruhu besler ve ruhtan beslenir aslında. Ve ruhum bu ara beni “aşk ve kadın” sularında yüzdürüyor.

Kitap okuyan ve okuduğunu paylaşmayı seven herkese tavsiye edebileceğim bir platform var: Vikitap. Ben de üyesiyim, çok aktif kullanmasam da. Geçen yıl okuma hedefiniz ne diye soran siteye ’12’ cevabını vermiştim. Ve bir önceki yıldan farklı olarak hüsrana uğratmadım kendimi, 18 kitap okudum! Madem çıtayı yükselttim deyip 2014 için hedefi 18 koydum. Ve yeni yılın ilk kitabı olarak Amin Maalouf ve Doğu’dan Uzakta‘ yı okumaya başladım. 
Geçtiğimiz yıl okuduğum Freud’un Kız Kardeşi, Nietzsche Ağladığında, Mart Menekşeleri, Nefes Nefese, Brida ve Meleklerden Dinlemeyi Bilenlere hakkında yazı yazmıştım. Beğendiğim halde Dönüşüm (Franz Kafka), Yürüme (Oruç Aruoba), Doğu’nun Limanları (Amin Maalouf), Beyoğlu Rapsodisi (Ahmet Ümit) ve Kaiken (Jean-Christophe Grange) hakkında da yazmak istedim, fakat olmadı. Kimisinin altı çok çiziliydi toparlayamadım, kimisinin verdiği keyfi satırlara dökemedim. Kıssadan hisse, Dönüşüm ve Yürüme’nin kafa açıcı olduğunu, Doğu’nun Limanları’nın Amin Maalouf’u tanımayanlara, Beyoğlu Rapsodisi’nin de Ahmet Ümit’i okumamış olanlara iyi birer başlangıç kitabı olacağını söyleyebilirim.
Bu kadar tavsiye yeter ama.. “Okumayı sevmiyorum demeyin. Deneyin!” diyorum ve gidiyorum…
Şimdilik!
Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s