Koşmuyorum, kaçıyorum!

Sahil kenarında oturmaya başladığım günden bu yana “akşamları yürüyüşe çıksam ne güzel olur” diye içimden geçirsem de harekete geçemiyordum. Ne zaman ki havalar güzelleşmeye başladı, ofis çalışanı bir beyaz yakalı olmaktan kaynaklı hantallaşmaya başladığımı hissettim kendimi sahile vurdum.
Yürümekten hayatım boyunca gocunmamışımdır, aksine keyif alırım. Edirne gibi küçük bir şehirde, her yere yürüyerek ulaşabileceğim bir mevkide büyüdüğüm için de İstanbul’a gelene kadar toplu taşıma nedir bilmedim diyebilirim. Ama malum olduğu üzere İstanbul’da yürümek her zaman mümkün değil. Avrupa Yakası’nda geçirdiğim 6 yıl boyunca, en güzel yürüyüş güzergahım Kabataş’dan Ortaköy’e ya da Ortaköy’den Beşiktaş’a olsa da yürümek her zaman mümkün olmazdı. Bahsi geçen güzergahlarda da denizi doyasıya içinize çekebildiğiniz söylenemez.
Oysa Anadolu Yakası’nda Pendik’ten Maltepe’ye kadar olan sahil yolu, yürümeyi ve koşmayı sevenler için harika bir fırsat. Her ne kadar Mayıs’tan sonra mangalcıların istilası nedeniyle biraz keyfi kaçacak olsa da… (Sahilde mangal yaptınız, bari ızgaraları küçük palmiyelere asıp gitmeyin gözünüzü seveyim!)
Akşam yürüyüşlerinde koşanları görünce “acaba ben de mi koşsam” diye defalarca düşünsem de denememem gerektiğini biliyordum. Çünkü hayatım boyunca hızlı yürümüş bir insan olarak sahildeki yürüyüş tempomla koşan insanlar var. Çünkü ben koşmak deyince kaçmak anlıyorum. Bunu bu akşam kendime bir kez daha kanıtladım! Kulaklıktan gelen Imagine Dragons’un ritminin gazına gelmiş olmalıyım ki koşmayı denemek istedim. Ancak bir süre sonra fazla hızlı gittiğimi fark ettim. Durdum, soluklandım ve ardından kendime güldüm. Eminim benim o kaçar halde koşuşumu görenler de gülmüştür.
Okumakta olduğum “Koşmasaydım Yazamazdım” kitabının gazına geldim sanırım. Ama Haruki Murakami herkese uygun bir spor vardır, benimki koşmak derken seninki de o demiyordu tabi! Benimki yürümek arkadaş. Müziğimden, ritmimden ve manzaramdan başka bir şey düşünmediğim akşam yürüyüşleri benim motivasyonum, nokta.
Reklamlar

6 thoughts on “Koşmuyorum, kaçıyorum!

  1. Ancak ne var ki taş bloklarla doldurulup -yazıdaki fotoğrafa atfen-, üzerine beton atılmış bir sahil kenarında yürümekle kumsalda yürümek aynı şey değildir. Ben de üniversiteyi kazanıp Ankara'ya okumaya gittiğimde hemen hemen seninle aynı duygular içindeydim (hatta hala aynı duygular içindeyim): 18 yıl boyunca Yalova'd yaşamış, heryere yürüyerek gitmiş ve neredeyse 10 yıl boyunca biteviye sahilinde yürüyüp rakımının iyice düşmesine yardımcı olmuştum. Benim Yalova'dayken en sevdiğim şey kumsala inip (sahil kenarına değil, bildiğin kumlu, dalgaların çekilirken iz bıraktı, kıyıya vurduğunda hışırdadığı bir kumsal) tam o kum ve denizin birbirine karıştığı çizgide yürüyüp deniz kabuğu toplamaktı! Hayatımın en güzel anları onlardı diye düşünüyorum şimdi;özellikle sonbaharda, deniz rüzgar eser ve kumsalda kimse yokken… Tam bir terapiydi benim için, ne zaman canım sıkılsa hemen kumsala gider deniz kabuğu toplardım. O kabuklardan bazıları hala durur, 20 yıldır saklarım. O yüzden kumsalda yürümekle sahilde yürümek arasında dağlar kadar fark vardır; ama tabii yoklukta sahilde kumsalla aynı işlevi görecektir. Ki zaten görüyor anladığım kadarıyla… Malum burada deniz yok, Meriç'le kandırıyorlar bizi…

    Beğen

  2. O bölge süper gerçekten. Teyzemlere gittiğimde çıkıp yürüyoruz mutlaka. Hoş kendisi köpeğini her gün gezdirmeye çıkarıyor orası ayrı konu. :) Ama cidden o sahilin kendine çeken bir havası var.

    Ben de doğru düzgün koşmayı bilmiyorum senin gibi. O kadar hızlı koşuyorum ki beş dakikada canım çıkıyor. Bir tempo tutturamadım. Biz hızlı yürümeye devam edelim en iyisi. Dediğin gibi bizim yürüme hızımız onların koşma hızına eşit zaten. :)

    Beğen

  3. @Güven Turan
    Seninle epey benziyoruz Yay burcu olmamızdan kaynaklı sanırım :) Hızlı yürümeye devam ediyorum bende, bol bol denizi içime çekerek :)

    @Uyuşuk Hayalperest
    En kısa zamanda tekrar yürümelisin, havalar da tam yürüme havası ;)

    Beğen

  4. Anlatımınız öyle gerçekçi ki biran gözümde canlandı,kendimi koydum sizin yerinizde çok güldümmm :) Bende kulaklıkla yürüyüş yaparken ayarım kaçıyor çoğu kez :) Savaşa gider gibi bir hal aldığım oluyor =) Bol sporlu güzel günler o zaman.

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s