Bitti Haziran…

Akşam yazıyordum. Bloga mı diye sordu bir arkadaş. Hayır, bu ara kendime kendim için yazıyorum. Mısraları kendime saklamayı tercih ediyorum. Bir de yazılar sadece bana dair değil, bana dahil olanlara dair. Bu yüzden kendime saklıyorum.
Tabi bu boş durduğum, işten eve evden işe gittiğim, monoton bir bankacı olduğum anlamına gelmesin. Bankacı da diyemeyiz ya bana.. Yeni şeyler deniyorum, yapmayı özlediğim şeyleri yapıyorum, görmeyi özlediğim insanları görüyorum falan..
Yoga yaptım mesela! Caddebostan sahilde kendimle buluştum. O kadar rahatlatıcıydı ki… En kısa zamanda tekrar yapmalıyım.
Beşiktaş’taki Frank Kafka Cafe’de saatlerce kitap okudum mesela. Kitap okunası yerler hakkında tavsiyelere açığım. Bir de Kadıköy Bahariye’deki Starbucks’ı severdim ama orası kapattılar sanırım. 
Kitap demişken… Ahmet Ümit ve Beyoğlu’nun En Güzel Abisi’ni tavsiye ederim. Hem son bir yılda yaşananlara değinmesi nedeniyle, hem de yaşayamadığımız Beyoğlu’nu yaşatması nedeniyle beğendim. Nevzat Başkomiserim bir başkadır zaten.. Bir de daha çok kitap okuyabilsem ya!

Seyahat planları yapıyorum, bakalım harekete geçebilecek miyim? Geçeyim ya n’olur geçeyim gezmeyi çok özledim!
Opera Festivali’ni kaçırdım mesela. Çok şaşırdım, ama mutlu da oldum. Opera için can atan bir kitle olması ne güzel. Caz Festival’ini de seneye erteledim. Çünkü tercihimi Kardeş Türküler&Sezen Aksu ve açıkhavadan yana yaptım. Açıkhavada konser izlemek ne kadar güzel oluyormuş! Bol sürprizle bol keyifli bir akşamdı.
Tarkan’ı da izledim geçen zamanda, söylemiş miydim? Adam iyi gençler. Net. Konser demişken BirGün’lük Festival’i de unutmamak gerek. Ne güzel bir Pazar’dı o. İnsanın ülkeye dair umudunu arttıran bir kalabalık vardı. Gezi ruhu sen hep yaşa emi?
Sonunda Haluk Bilginer’i izledim mesela. Nehir oyunu gerçekten kaçırılmaması gereken bir oyunmuş. Ya da ben Haluk Bilginer nerede oynasa hayran olurum bilmiyorum. Emin olduğum şey “Oyun Atölyesi’ne daha sık gitmeli”. Tiyatroya daha sık gitmeli. 
Bir de son zamanlarda şiir var hayatımda. Hep olmalıymış ve bundan sonra da olacak zaten. Cemal Süreya, Turgut Uyar, Nazım Hikmet, Necip Fazıl.. İyi ki varsınız ki! Onlar ne güzel dizeler öyle. Bir tek onlar değil tabi. Ah Muhsin Ünlü (Onur Ünlü) mesela. Ne de güzel demiş..

“Sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
Belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma”

Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s