Kendimize ait bir odamız olmalı…

Virginia Woolf, uzun zamandır okumak istediğim yazarlar arasındaydı.
Nicole Kidman’ın yazarı canlandırdığı The Hours filmini izledikten sonra isteğim ertelenemez oldu ve “Kendime Ait Bir Oda” ile Woolf’un dünyasına giriş yaptım.
V. Woolf’un Cambridge Üniversitesi’ndeki kız öğrencilere hitaben yaptığı konuşma üzerinden şekillendirilen kitap, feminizm tartışmaları arasında da önemli bir yere sahip.  “Kurmaca nasıl yazılır?” sorusundan yola çıkıyor Woolf, kadınların neden bir Savaş ve Barış yazamadıklarına, Jane Austen, Charlotte Bronte gibi yazarların nasıl yazabildiklerine, kadının yoksulluğuna, namus kavramı gibi önüne konulan engellere de değiniyor.
“Bütün bu yüzyıllar boyunca kadınlar, erkeği olduğundan iki kat büyük gösteren bir ayna görevi gördüler.” diyor mesela Woolf. Ve ekliyor: “Uygar toplumlarda hangi işe yararlarsa yarasınlar, bütün şiddet ya da kahramanlık eylemlerinde aynalar gereklidir. İşte bu yüzden Napoleon da Mussolini de kadınların erkeklerden aşağı olduğunda bu kadar ısrarcıdırlar, eğer onlar aşağıda olmasalardı kendileri büyüyemezlerdi. Bu da çoğunlukla kadınların erkeklere gerekli olduğunu kısmen de olsa açıklamaya yarıyor.”
Kadınların edebiyattaki yerini ise şu şekilde özetliyor: “Hayal edildiğinde çok önemli, pratikte ise tamamen önemsiz.”
İffete dair de güzel bir tanımı var Woolf’un: “İffet bazı toplumların bilinmeyen nedenlerle uydurduğu bir fetiş olsa bile bir kadının öyle olması istenirdi.”
Kitabın bir yerinden Lady Winchilsea isimli bir şairin dizelerine yer veriyor Woolf. Yazmak bir var olma şeklidir. Ve kadının var olmasını istemeyen zihniyet yazmasını da istememektedir.
Yazmak, okumak, düşünmek, araştırmak
Güzelliğimizi gölgeler, zamanımızı tüketir
Olgunluğumuzun zaferlerini yarıda keser
Hizmet isteyen bir evin sıkıcı idaresidir
Kimilerince en büyük sanatımız ve yararımız.
Tabi ki kısıtlamanın her türlüsüne karşı Woolf. Feminist, eşitlik yanlısı herkes gibi…
“İsterseniz kitaplıklarınıza kilit vurun; ama zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne de sürgü, ne de kapatabileceğiniz bir kapı.”
Kitabın bir yerinde Coleridge’in “Büyük bir zihnin çift cinsiyetli olduğunu” fikrine değiniyor. Mutlak tatmine ve mutluluğa ulaşmak için zihindeki iki cinsiyetin birleşmesi mi gerekir diye soruyor. “Ancak böyle bir birleşme olursa zihin eksiksiz döllenmiş olur ve bütün yetilerini kullanır. Belki de katıksız erkek olan bir zihin yaratıcı olamaz, katıksız kadın olan bir zihin de, diye düşündüm.” diye ekliyor. Bu satırlarda “mutlak tatmin ve mutluluk” diye bir şey var mı diye soruyorum ben de. Belki de tam bir uyuma ulaşamadığımız için ve içimizdeki kadınla erkeğin savaşını bitiremediğimiz için bir yanımız eksik, tatminsiz kalıyor diye düşünüyorum.
Belki de Woolf’un da dediği gibi “Cinsiyet bilincini yaratan herkes kabahatlidir.”
Yazmak söz konusu olunca bir çoğumuz “acaba”lar ile boğuşuyor. Beğenilmek/ eleştirilmek fikrine yenik düşer ve yazmayız. Oysa ki “Önemli olan yazmak istediğinizi yazmanızdır; çağlar boyunca mı birkaç saatliğine mi önemi olacağını kimse bilemez.” diyor Woolf. Yazmakta tereddüt edenler bu sözü bir yere not etsinler bence, ve her tereddütte okuyup devam etsinler yazmaya.
Kadınların şiir dünyasında yazan değil de yazılan olmaktan öteye gidemeyişinin en önemli sebebi olarak “maddiyatı” gösteriyor Woolf. “Entellektüel özgürlük maddi şeylere bağlıdır. Şiir de entellektüel özgürlüğe bağlıdır. Kadınlarsa hep yoksul olmuşlardır, sadece iki yüzyıldır değil, dünya kurulalı beri.”
“Bir kadın eğer kurmaca yazacaksa, parası ve kendine ait bir odası olmalıdır.” diyor Woolf. Onun yazdıklarını okurken kendi “yazma” serüvenimi, geldiğim noktayı, nereye kadar gidebileceğimi düşündüm bolca. Evet, haklı Woolf. Kadın yazabilmek için parası ve kendine ait bir odası olmalı. Eğer aşka dair yazacaksa da ona aşkı yaşatacak biri olmalı. 
Reklamlar

2 thoughts on “Kendimize ait bir odamız olmalı…

  1. Aşka aşık ol, aşık olunacak adam seni buluyor.
    Ama her şeyden önce kendine ait bir oda edin, dünya senin dünyan olmalı yoksa kalemin özgür kalmaz tatlım. Ben yalnız yaşamaya başladıktan sonra yazmam sıklaştı ve yoğunlaştı.

    Beğen

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s