Tiyatro’dur, iyidir.

Alevli Günler

Küçüktüm, Edirne’ye pek sık oyun gelmezdi. Gelse de pahalı gelirdi, gidemezdim. O zamanlar daha İstanbul’da yaşamanın hayallerini kurardım. İstanbul’a gelip tiyatroya, sinemaya doyacağım günleri hayal etmek iyi gelirdi çocuk ruhuma.

İstanbul’a geleli 7 yıl oldu olmasına da tiyatro her zaman sinemadan sonra geldi benim için. Film festivallerini kaçırmayan ben tiyatroyu hep erteledim. Öğrencilik yıllarımda birkaç oyun izlesem de ‘tiyatroya sık sık giderim’ diyeceğim seviyeye gelememiştim bir türlü. Ta ki bu yıla kadar. Oyun Atölyesi, Moda Sahnesi, Şehir Tiyatroları programlarını takip eder oldum. Nehir, Bütün Çılgınlar Sever Beni, Parkta Bir Gün gibi başarılı oyunlar izledim. Ve ilgin arttıkça algın da artıyor misali her geçen gün tiyatro için bir firsat gözüme ilişir oldu.

Geçenlerde fırsat sitelerinde gezerken denk geldim Alevli Günler oyununun biletlerine. Erkan Can’ın olması ve CKM’de oynayacak olması beni cezbetti. Anneme de sözüm vardı. Aldım iki bilet bize.

Alevli Günler, İstanbul Halk Tiyatrosu’nun bir oyunu. Oyunun yazarı Irmak Bahçeci. Oyuncuları Cem Davran, Erkan Can, Yıldıray Şahinler, Bahtiyar Engin ve Selin Yeninci.

İstanbul Halk Tiyatrosu, 2006 yılı Aralık ayında İstanbul Şehir Tiyatrosu sanatçılarından Bahtiyar Engin, Yıldıray Şahinler, Levent Üzümcü, Kemal Kocatürk ve Dolunay Soysert tarafından kurulmuş. Erkan Can ve Cem Davran’ın da katılımları ile yoluna devam etmekteymiş. Facebook ve Twitter‘dan takip ederek oyunlardan haberdar olabilirsiniz.

Alevli Günler, toplumda ‘öteki’ olanların, azınlıkta kalanların hissiyatına ve yaşadıklarına ortak ediyor bizi. Bir Şaman’ın kendi dinini yaşama çabasını, kahkahası bol, minik dokunuşları ile düşündüren keyifli iki perdeyle anlatıyor. İnancını savunan ve inancına göre gömülmek isteyen bir Türkoloji profesörünü canlandıran Cem Davran’ın en yakın iki arkadaşı olarak Yıldıray Şahinler ve Bahtiyar Engin’i izliyoruz. Erkan Can ise kah komiser oluyor kah devlet memuru.. Sahneye bir sağdan giriyor, bir soldan.

Bugün birçok kaynakta Şamanlık olarak biline Gök Tanrı Dini, Türklerin ilk dinlerinden. Bir Türkolog’un Şaman olmayı seçmesi da gayet doğal. Ki Türkolog olmasa bile insan neye isterse ona inanıyor, burası inanç özgürlüğü olan bir ülke değil mi? Her ne kadar doğuştan nüfus kağıtlarındaki din hanesine ‘İslam’ yazılsa da…

Ülkemizle sınırlandırmayalım. Topluluklar, normlarının dışında kalan herkesi ‘öteki’ belirleyip ‘normal olmayan’ herkese dünyayı dar ediyor. Burası net. Farklı düşüncenin nefes alamadığı toplumlar oluyoruz. Eğer azınlık olmanın ne demek olduğunu bilmiyorsak ya da unuttuysak, Alevli Günler gibi oyunları izlemek lazım.

Kıssadan hisse tiyatro’dur, iyidir.

Reklamlar

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s