Hooop Bozcaada’dayım!

Bozcaada_1

Rum Mahallesi’nde bir evin önü

Keşke o kadar hızlı olsaydı, ama olmadı.

Bozcaada’ya gitmeye karar vermem ani oldu ama gidişim sandığımdan da uzun sürdü.

Nasıl gidilir?

Çanakkale üzerinden önce Geyikli minibüslerine bindim, köy köy gezip Geyikli feribot iskelesine vardıktan sonra Bozcaada’ya varabildim. Çanakkale’ye varmam 7,5 saat sürdü, muhtemelen ’19 Mayıs tatili’ yapanlar sebebiyle. Geyikli’ye varışım 1,5 saat, adaya geçişim yarım saat. Truva turizmi tercih edecekseniz de dönüş yolunda etmeyin derim, Gelibolu, Keşan, Malkara… Akla gelebilecek her müsait yerde yolcu indirdi bindirdi. Benden söylemesi! Ayrıca 16 Mayıs itibariyle Gelibolu’dan direkt Bozcaada’ya deniz otobüsü seferleri başlamış, ben yetişemedim ama siz faydalanın bence.

Varış faslını geçersek… Yazıdaki tüm fotoğrafları kendim çektim, Instagram filtreleriyle de süsledim ki özenin. Fotoğrafları kullanacak olan varsa hassasiyet gösterip -lütfedip- sitemi falan yazsın. Bozcaada’ya dair anlatacaklarıma nereden başlasam bilemedim, bulamadım da. Haliyle bodoslama girdim konuya. Klasik bir gezi yazısında olduğu gibi genel başlıklar üzerinden gidersem daha derli toplu olacak gibi, hadi bakalım…

Konaklama

Tavsiyem herhangi bir aracıya ihtiyaç görmeden otelleri arayıp fiyat almanız ve pazarlık yapmanız. Çünkü konaklama pahalı Bozcaada’da. Butik oteller ağırlıkta. Otelin merkezi olmasına da çok takılmayın derim, çünkü Bozcaada merkezi sandığınız kadar büyük değil. Her yer her yere yürüme mesafesinde. Ben tercihimi Rüzgar Gülü Otel’den yana yaptım. Otel sahini Gökhan Bey çok hoş sohbet ve güler yüzlü biri. Otel hem rıhtıma hem çarşıya yakındı. Bodrum hariç iki katı var otelin. Ben Karayel isimli odada kaldım, hem ferah hem de kaleyi ve rıhtımı gören bir odaydı. O yüzden gayet memnun kaldım. Tavsiye eder miyim? Bozcaada şartlarında evet. Ama Bozcaada’da konaklamaya vereceğiniz paranın karşılığını alacağınızı sanmam. Yeme içme kadar konaklama da gereğinden pahalı çünkü.

(Otelin sokağından)

otelin bulunduğu sokak

Yeme-İçme

“Bozcaada’da ne yapılır?” sorusunun cevabının büyük bölümü bu kısımda. Çünkü adada yapacak şeyler bana göre oldukça kısıtlı. Neyse, o kısma daha sonra geleceğiz. Adada kaldığım süre boyunca nerede ne yedin ne içtin diye soranlara gelsin:

  • Hasan Tefik Zeytinyağı & Lokantası; Zeytinyağlı deniz börülcesine ve mantısına bayıldım. Adada yediğim en taze köy ekmeğini de burada yedim.
  • Ada Cafe; Gelincikle ilgili ne varsa deneyebileceğiniz kafe. Ben gelincik şerbetine bayıldım!
  • Tenedion Wine House; Çamlıbağ şaraplarını tadabileceğiniz mekan. Adada şarap tadımı bağ bozumu zamanı dışında yasaklanmış, zaten bağ bozumunda da bağ bozumuna götürülmüyormuş kimse artık. Eee ne anladım ben bundan? Neyse, 9 adet Çamlıbağ şarabını ve şarap likörünü 10 TL karşılığında burada tadabilirsiniz. Burası dışında da tadım yaptıran yok şuan.
  • Şükrü Usta; Esnaf lokantası deyip bağrınıza basmayın çünkü bağrınızı delebilir.
  • Cafe at Lisa’s; Mekanın şirinliğine aldanıp oturdum. Servis yavaş, bulaşık suyu gibi limonata içmek paha biçilemezdi.
  • Asma6; Manzarasına mı güvendiğinden bilemedim ama bir roka salatasına 15 TL istemek nasıl bir özgüvendir? Evet, personel güleryüzlü. Evet, Balık Çorbası ve Tayinli Sufle’si harika. Ama peynirli muskaya Rum Muskası deyip tanesine 7 TL istemek? Hadi ona tamam, hiç tadı tuzu olmayan Asma Yaprağında Sardalya 25 TL eder mi söyleyin bana!
Asma6'dan manzara

Asma6’dan manzara

  • Sunbox Coffee; Adada filtre kahve içebilecek bir yer bulmak kolay değil, çok aramayın derim. Burası iyidir.
  • Paşalı; Adanın hem lezzetli hem de uygun fiyatlı tek lokantası benim için burasıdır. Hele o Tavuk Çorbası’nın tadı hala damağımda.

Adanın en popüler mekanlarını (Çiçek Pastanesi, Çınaraltı, Battı Balık vs.) gereksiz kalabalık ve abartılmış bulduğumu belirtmek isterim. Pastane demişken hem domates reçeli hem de damla sakızlı bademli kurabiye için Veli Dede’yi tercih ettim, siz de edin pişman olmazsınız.

Ne yapılır?

Adada ne yapılır sorusunu google’da aratınca çıkan seçenekleri sizler için “gerçekçi” bir bakış açısıyla değerlendireceğim. Beni adanın namını katletmekle suçlayanlarınız olabilir. Ancak Bozcaada’da 3 günde harcadığım paraya çok daha iyi tatiller yapılabildiğini bildiğimden Bozcaada iyi reklamı yapılmış herhangi bir yer gibi geldi. Rum mahallerinde çekilen fotoğraflar çok aldatıcı olabiliyor, ben bile çektiğim fotoğraflara bakıp “sen de milleti özendiriyorsun işte” diyorum. Ama durum bu. Bozcaada sanıldığı kadar “vay be” dedirtecek bir ada değil. Güzel, ama güzelliğinin hak ettiğinden fazlasını talep eden bir esnafı var. Ne yapılır sorununun bana göre cevaplarına gelince…

Türk Mahallesi'nde bir evin önü

Türk Mahallesi’nde bir evin önü

  • Bisiklet Kiralamak; Adanın merkezi yürüyerek gezilebilecek çapta. Ki o taşlarda bisiklet sürülmez, benden söylemesi. Yakın mesafede bisikletle gidilecek düzgün bir koy da yok. Tabi sürüşüne güvenene lafım yok.
  • Denize Girmek; Adanın en güzel koyu denilen Akvaryum Koyu’na ulaşım sadece aracınız varsa yapılabilir, minibüs gitmiyor. Ama Ayazma Plajı’na gün boyu minibüsler gidiyor. Tabi suyu biraz soğuk.
  • Sokakları Dolaşıp Doyasıya Fotoğraf Çekmek; Adada yapılabilecek en güzel şey bu olabilir. Özellikle Rum Mahallesi ve meyhanelerin olduğu sokaklar fotoğraf çekmek için harika.
  • Bozcaada Kalesi’ni Gezmek; Öğrenci 3 TL, Tam 5 TL. Kaleyi gezmek deyince kafanızda yönergelerin ve bilgilendirmelerin olduğu aydınlatıcı bir kale turu canlanmasın. Yürümek için yol bile yapılmamış bir kaleden bahsediyoruz. Tarihi gezi görmesek…
Bozcaada Kalesi'nden iskele

Bozcaada Kalesi’nden iskele

  • Bozcaada Müzesi’ni Gezmek; Adaya dair bilgi alıp belgelerle aydınlanabileceğiniz tek yer. (Adanın yerlisi yaşlı bir amca bulup sohbet edemezseniz diye söylüyorum.) Öğrenci 5 TL, tam biletin fiyatını hatırlayamıyorum.
  • Rüzgargüllerinde Günbatımını İzlemek; Tabi şarap eşliğinde. Şuan günbatımına göre olduğunu tahmin ettiğim bir saatte, akşam 6’da minibüs kalkıyor. Sözde ada turu yaptırıp rüzgargüllerinde günbatımını izletip geri dönmenizi sağlıyorlar. Kişi başı 20 TL’ye değer mi sorusunu göz ardı ediyorum artık, çünkü cevap belli. Çok acımasızsın diyeceksiniz belki ama ben her akşam Kartal sahilden çok daha güzel bir günbatımı izliyorum, sizi de beklerim. Şarap eşliğinde romantik bir olay var ortada evet de İstanbul’da yaşayan, Edirne’de büyüyen birine bir anlam ifade etmiyor bu günbatımı. Ayrıca ada turu dedikleri şey Gülenada Şarap Evi’nde mola verip şarap tadımı/alımı yaptırmayı ve Ayazma Plajı’nda 10 dk mola vermeyi kapsıyor ki bu yol zaten güzergah! Tur demeyin yani. Adada ne var ki turu olsun?!
rüzgargüllerinde günbatımı

rüzgargüllerinde günbatımı

Sakinim, sakinim.

Kıssadan hisse fotoğraf çekmeyi seven gezginlere, arabasıyla gelme imkanı olan çiftlere/arkadaş gruplarına Bozcaada tavsiye edilebilir. Eğer İstanbul’daysanız ya da İstanbul’a yakınsanız Prens Adaları’nda üç gün geçirmek çok daha tatmin edici olacaktır, bunu da belirtmeden geçmeyeyim. Haydi kalın sağlıcakla…

Reklamlar

One thought on “Hooop Bozcaada’dayım!

Fikrini Paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s