Denize bıraksam kendimi…

3727770210_7b6598a9f1

 

Kitabın sayfalarını karıştırıyordum. Sonra bir sayfada durdum istemsiz. Marquez’den bir alıntı vardı.

Hiçbir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile. Kimin gülümsemene aşık olacağını bilemezsin.

Gülümsedim bu cümleyi okuyunca. Kitabın kapağını kapattım ve Heybeli’den karşı kıyıya baktım. Denizin sesine ulaşmaya çalışıyordum ki arkadan Göksel’in sesi çalındı kulağıma.

Denize bıraksam kendimi
Kumlara uzatsam gölgeni

Akşamki konser düştü aklıma. Göksel’in dudaklarından dökülen her sözde anım vardı sanki. Aşka aşık olduğumu Göksel ile keşfettim ben. Aşk kahrolsun ama kahrolmasın da demem, aşkı arayıştan vazgeçememem ondan belki de. Sahi ya, benden geçti mi aşk?

Havada umut ruhum firar
Güneşte kurutsam kalbimi

Reklamlar

Orada bir yerlerdesin, biliyorum.

goksel-sen-orda-yoksun

Ne anlamsız ne tuhaftı
Kendime söylediğim yalanlar
Olmayacak bi rüyaya inandım
Hırçınlığım imkansızlığına

Göksel, yapmış yine yapacağını… Ne zaman dara düşse bu yürek yetişiyor bu kadın. Tam da imkansızlıklara hırçınken ben, böyle şarkı ile çıkılır mı Göksel?

Biliyorum onunla sonum fena
Yine de gelsin gelsin bekliyorum
Ben onu beni yaradandan
Gece gündüz gündüz gece istiyorum

Bazen inadına isteriz ya hani… Biliriz olmaz, olmayacak. Bilinir mi demeyin, bilir insan. Ama ister, fena da olsa bir sonları olsun ister.

Özlediğimi biliyorsun
Beklediğimi biliyorsun
Söylemem gerekmez
Hissedersin sen
Söyle nasıl duruyorsun
Yoksa unutuyor musun
Söyle neden gelmiyorsun
Neden?

Neden’ler can yakar aslında, ama bilmek isteriz işte. Ayrıca biliyorsa da yar, söylemek gerekir bilinen ne varsa. Hissetmek yetmez duymak da ister insan..

Bırak beni yalnızlığımda
Bir daha gelmem zor o oyuna
Kalbimi vermem avuçlarında
Harcarsın

Diyor diyor da ‘Ben sana aşığım aşk’ diyerek kahrediyor aşka Göksel. Ve yine inanıyor sanırım. Aşka da inanmazsak, neyimiz kalır elimizde? Evet aşka aşığım, ister akılsız deyin ister hayalperest..

Bu sabah gözlerimi sildim
Bir kaç damla yaş vardı sen miydin yoksa

‘Bu Sabah’ şarkısı olmasa bu albümü bu kadar sever miydim bilmiyorum. İlk dinlediğim an sözlerine vuruldum. Unutmak zor mu? Gerçekten hayatına girmiş bir insan unutulur mu? Silikleşmenin tam adı unutmak mıdır? Bunları da bilmiyorum.

Denize bıraksam kendimi
Kumlara uzatsam gölgeni
Havada umut, ruhum firar
Güneşte kurutsam kalbimi

Güneşte kurutsam kalbimi deyince Sunay Akın’ın şu dizeleri düştü aklıma.

Yüreğim ıslaktır benim
Kuytularda ağlamaktan
Ve hafif uçuktur rengi
Kurusun diye kaç kez güneşe asılmaktan

Göksel’in her albümü bir yolculuk tadında. Bende Bi Aşk Var etkisinde olmasa da keyifli şarkılar var albümde. Isırgan, Açık Yara, Aşk Kahrolsun, Bu Sabah ve Denize Bıraksam ayrı bir tat verdi bana. Göksel sevenlere ve aşka aşık olanlara tavsiyemdir. İyi dinlemeler.

Tesadüfler hikayesi..

Bulduğum gibi kaybettim seni
Senle başladı, seninle bitti
Göçmen kuşlar gibi bir vakitlikti
Gündü ağardı, geceydi karardı
Açtığı kapıyı kendi kapattı
Benden geçti aşk

Böyle diyordu Göksel. Nazım’daki son gecemiz aklıma geliyor. ‘Buraya ne zaman baş başa gelsek suratımız asık oluyor’ diyor adam. Düşünüyorum. Bizim sesimiz dışında herkesin sesini duyabiliyorum. Uzunca bir süre sessiz ve mutsuz oturuyoruz. Aynı o geceki gibi.
‘Konuşmak istiyorum’ demiştim. Sevgili olalım istiyordum ve ‘ne olduğumuzu bilmemek’, bunu düşünmek beni yormuştu. ‘Tamam’ demişti. ‘Bundan sonra farklı olacak.’ Oldu da. Bir süre daha sürdürdük oyunu.
Nazım’da başlamamıştı oyunumuz aslında. Bir tiyatro gecesinde açmıştı gönül kapımı. Ve bir tiyatro gecesinde kapadı. Nazım’da buldum onu. Nazım’da kaybettim. 
Benden geçti mi aşk? Zaman gösterecek…
Sonra ‘Aşkın Yalanmış’ şarkısı çalıyor playlistten.

Kollarında uyumuşum
Hepsi rüyaymış… 

Ve her güzel rüyanın bir sonu varmış… Bitmişti işte. Bitecek demişti hep. Bu yüzden beklenmedik bir son değildi bizimkisi. Yine de her son gibi geride doldurulmaz bir boşluk bıraktı. Bir ömür dolmaz mı? Dolar tabi. O boşluk doğru parça gelene kadar dolup boşalacak. Uygun parçayı bulduğu gün ise bu aşk arayışı bitecek. Gün gelecek, birbirimizi tebessümle anacağız. Kötü günlerimiz değil iyi günlerimiz akıllarda kalacak. Başkalarının kollarında uyuyup başkalarına ‘Seni Seviyorum’ diyeceğiz. Ömrümüzü bulana kadar…

Bende bir aşk var
Onu hep yanlış kalplere bıraktım
Bende bir ask var
Onu soğuk yataklarda harcadım
Tutuk dileğimi neden köksüz ağaçlara adadım
Bende bir ask var
Onu hep kırık yelkenlere bağladım
Senin gökyüzünde benim yerim yoktu
Kuru dallarında kanatlarım kırılıp koptu
Senin toprağında benim evim yoktu
Kader ayrı sondu, yazdığı son hikâye buydu
Yanlış yerde geziyor bu kuş
Bu yüzden yalnız uçuyor bu kuş
Beklediğim biri var
O sen değilsin yazık ki anladım…

Bu şarkı o kadar ben ki… Belki bir ömür de yalnız uçarım, hiç bilmiyorum. Sadece teşekkür ediyorum, sevdiğim adamlara. Bana kattıkları ve benden götürdükleri için…

Bende Bir Aşk Var

Bende bir aşk var
Onu hep yanlış kalplere bıraktım
Onu soğuk yataklarda harcadım
Tutup dileğimi neden köksüz ağaçlara adadım
Onu hep kırık yelkenlere bağladım
Göksel yeni albümü “Bende Bi’ Aşk Var” ile biz sevenleriyle buluştu. Tarzıyla “Sabır”dan bu yana severek dinlediğim bir isimdi. Ancak iki yıl önce canlı performansını görene kadar bu kadar hayranı değildim. Sahnedeki Göksel bir başka.
Yeni albümden ilk yayınlanan şarkı “Acıyor”u saatlerce dinlemişimdir. Sözler yüreğime dokunan türdendi.
Acıyor, acıyor, acıyor
Her yolu denedim bitmiyor
Kalbimin ortasına bıraktın aşkını batıyor
İlk video da bu şarkıya çekildi. Oldukça hoş olmuş bence. Siyah beyaz.
Albümde on şarkı var. Mabel Matiz’e ait “Yarım Kalan Şarkı” haricinde tüm şarkıların sözü ve müziği  Göksel’e ait. 
Kendisini arayışa çıktığı dönemde bol bol gezmiş Göksel. Kaz Dağları’na da gitmiş yalnız başına. Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sını okurken hikâyenin kendi hayatıyla ne kadar örtüştüğünü düşünmüş. Bu şarkıların çoğunu Kaz Dağları’nda, yalnızlığın ortasında yazmış. (http://magazin.haberturk.com/muzik/haber/708324-icimden-daha-cesur-bir-kadin-cikardim)
 Eski bir kasette kopmuş bandı
Yapıştırıp tekrar dinler
Aşk hakkında yapılan milyonlarca tanımdan biri belki bu. Ancak “Aşkın Yalanmış”ın her bir satırı başka bir yerlere götürüyor insanı. 
Öyle uzaktan uzaktan hiç konuşmadan
Nasılda bağladın beni
Hani bi geldin bi kayboldun
Esrarlı mağrurdun aklıma sardım seni 
Bi geldin bi kayboldun… Göksel’i sevmemin tek sebebi belki de bu kadar yüreğime dokunabiliyor olması. “Uzaktan” şarkısı da yüreğime en çok dokunan şarkılarından oldu. 
Kaderi içtim bir kadehte kederde dosttur bana dertte 
Kadınlar şarkılarda sarhoşluktan bahsetmezler. Ama sarhoş olurlar öyle değil mi? Hem benim bahsetmem normal, çünkü zaten pek çok kadının yapmayacağı şeyleri yapabiliyorum.” Sarhoş şarkısı için bunları söylemiş Göksel. Haklı da. Kadınlar da unutmak için içerler, kederlerinden içerler. İçtikleri her yudumda acılarını dindirmek yerine deştiklerini bile bile hem de… 
Bağlanmış olma korkusu içindeyim
Gidemiyorum kalamıyorum
Baş edemiyorum teslim olamıyorum
 “Gidemiyorum”da bağlanmaktan korkan bir kadın Göksel. “Bazen iki tarafın da iyiliği için birinin terk etmesi gerekiyor. Bunu yaptığın için ne kadar acı çekerse çeksin…” diyor. Ne kadar acı çekse de…
Albüme adını veren şarkı, diğer adıyla Yalnız Kuş, belki de bir çoğumuzun durumunu, geçmişiyle engelleyemediği kavgasını, yarına dair umutlarını/umutsuzluklarını anlatıyor gibi. Henüz yolumuzu bulamamış yalnız kadınlar isek de bir gün aşk geri gelecek, her şeye rağmen içimizde bir yerlerde buna inanıyoruz engel olamadan…
Eline, yüreğine sağlık Göksel. İçimizdeki kadınları keşfetmemizi sağladığın için. Yanlış yerde gezen, bu yüzden yalnız uçan bu kuş sana minnettar.

Göksel’i Keşfe Çıktım!

Göksel nostalji şarkıları tekrardan yorumladığı ikinci albümü “Hayat Rüya Gibi” ile sevenleriyle buluştuktan kısa bir süre sonra İstanbul Üniversitesi Bahar Şenlikleri’nde yer aldı ve kendisini “sabır sabır ya sabır” ile tanıyıp ilk nostalji albümü “Mektubumu Buldun Mu”ya kadar takip etmeyen benim gibi yeni bir hayranını da o konsere götürttü. Sesi ve görüntüsüyle eski şarkıları başarılı bir şekilde yorumlayan Göksel, o gece popüler şarkıları ve son iki albümünden seçtiği başarılı repartuarıyla hayranlığımı sağlamlaştırınca oturdum tüm Göksel albümlerini baştan sonra dinledim.
Hepimizin onu tanımasına vesile olan en popüler şarkılarından “Sabır”ın da yer aldığı ilk albümü “Yollar” bundan 13 yıl önce piyasaya çıkmış. Bu albümün diğer bilinen şarkıları “Uzun Uzun Yollar” ve “Karşı Kıyıya” bir yana albümün en sevdiğim şarkısı “Evire Çevire” aynı benim gibi inadı inat, elalemin dediğini umursamadan gönlünden geldiğince yaşayan bir kızın adam oluşundan bahsediyor. Beni adam edecek biri daha ortaya çıkmadı o ayrı (: Albümün diğer dinlenmeden geçilmemesi gereken şarkıları “Sensiz Kalınca” ve “Unut Dediler” ise ayrılık döneminden geçenlere tavsiye edilmemekte!
İkinci albümü dört yıl sonra 2001 yılında “Körebe” adıyla ve “Depresyondayım” parçasıyla çıktığında çok farklı bir Göksel ile karşı karşıyaydık. “Günün Birinde”, “Niyet”, “Bir İhtimal” albümün bilinen diğer şarkıları olsa da “Hak Yerini Buldu” da onlar kadar popüler olamasa da dinlenmesi gereken parçalarından Göksel’in.
“Firar”, “Hatasıyım” ve “Allı Pullu” gibi popüler parçalarının yer aldığı üçüncü albümü “Söz Ver” 2003 yılında piyasaya çıktı. Albümün popüler şarkılarından çok daha başarılı olduğunu düşündüğüm “Acıtma Beni”, iki aşığın aşklarını bitirişinin hikayesini anlatırken diğer bir tavsiye edebileceğim parça “Aşk Zor” bulmanın, tutmanın, doymanın ve kopmanın zor olduğu aşk hakkında keyifli bir şarkı.

2. albümünden sonra periyodik olarak iki yılda bir albüm çıkaran Göksel’in 4. stüdyo albümü de 2005 yılında çıktı. “Arka Bahçem” isimli albümün “Bir Seni Konuşurum” dışında popüler parçası yok ve Göksel’in en zayıf albümlerinden. Yine de “Karar Verdim” ve “Benden Geçti Aşk” gibi en sevdiklerim arasında yer alan iki Göksel şarkısını içeriyor. Özellikle “Benden Geçti Aşk” benim gibi aşktan yüzü gülmeyip de kapılarını kapatanları etkileyecektir.
Ve ve ve Göksel’in kendi şarkılarını içeren son albümü “Ay’da Yürüdüm”… Baştan sona dinlemekten keyif aldığım tek Göksel  albümü olmakla beraber bu albümden özellikle tavsiye edebileceğim iki şarkı var. İlki “yorgunum ben tökezlemekten en kötü ihtimali gerçeğe çevirmekten” diyenleri derinden etkileyeceğini düşündüğüm “Çok Kötü Şeyler” diğeri ise “kardan adamlar yaptım hepsini kahramanlarım sandım avuçlarımda eridiler” diyen “Kardan Adamlar”…
Benim gibi beyaz atlı prensini beklemekten vazgeçmiş ancak bir süre sonra beyaz atlı yada değil prenslerden bıktığını çünkü fakında olmadan her prenste beyaz at aradığını ve her seferinde kurbağa öptünü fark edip hayalkırıklığına uğradığını fark edenlere bu aralar Göksel dinlemelerini şiddetle tavsiye ederek bu yazıyı bitiriyorum. Kendinizi iyi bakın!