Önyargılarını Taşımaktan Yorulmadın Mı?

Blogu biraz okuduysanız Yaşayan Kütüphane kelimesine de yabancı değilsinizdir. Ama yabancı olanlar için şu linke tıklamalarını rica ediyorum. İlgili tüm yazılara ve bağlantılara böylece ulaşabilirler.
Benim insan hakları ve ayrımcılık üzerine yapılan en iyi proje olarak gördüğüm Yaşayan Kütüphane bu sene sadece İstanbul, Eskişehir ve İzmir’de değil Ankara’da da hayat bulacak. 5-6 Mayıs’ta Tandoğan Bronzy’s Cafe’de 12.00-18.00 arasında okuyucularıyla buluşacak. Eğer Ankara’daysanız önyargılarınızla yüzleşmek için sizleri Bronzy’s Cafe’ye bekleriz. Ben de gönüllü olarak orada olacağım.
Peki başka nerelerde Yaşayan Kütüphane var derseniz..
10-11 Mayıs’ta İTÜFEST kapsamında İTÜ’de,
Yine 10-11 Mayıs’ta İzmir Ege Üniversite’sinde,
12-13 Mayıs’ta Eskişehir Espark’ta,
29-30 Mayıs’ta İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Bahar Şenlikleri’nde okuyucularını bekliyor olacak.
Ben Ankara’ya yola çıkmaya hazırlanıyorum bile, siz de durmayın haftasonu kütüphanemize gelin ve önyargılarınızla yüzleşin!

 

Reklamlar

Hakkında Değil Kendisiyle Konuş!

Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan daha zordur der Einstein. Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Kulübü olarak önyargılarımız hakkında değil, önyargılarımızla konuşmaya ve yüzleşmeye çağırıyoruz sizleri. 2. Yıldız Yaşayan Kütüphane 29-30 Mayıs 2012’de YTÜ Bahar Şenlikleri’nde. 
Yaşayan Kütüphane hakkında ayrıntılı bilgiye http://www.yasayankutuphane.net/ adresinden, Yıldız Yaşayan Kütüphane hakkında ayrıntılı bilgiye blog adresimiz http://yildizyasayankutuphane.blogspot.com‘dan, güncel haberlere ise facebook hayran sayfamızdan ve twitter heseabımızdan ulaşabilirsiniz.
 
Bizlere maddi ya da ayni kaynak olacak kişi ya da kurumların, bastırılacak afişlerimizde ve  tshirtlerimizde logolarına yer verebilir ve kendilerine Toplum Gönülleri Vakfı tarafından gönderilen Teşekkür Belgesi’ni takdim edebiliriz.
 
Bize sesimizi duyurma şansı veren Okan Bayülgen’e de buradan teşekkürler!
İletişim için:
Gözde Ece Demiroğlu
gozde.ece.demiroglu@gmail.com
Benay Gavazoğlu
benaygvzoglu@gmail.com

Dibine Kadar Eğlendim!


Hayatımın en hareketli bir o kadar keyifli dört günü geride kaldı.

Pazartesi günü Edirne’den dönüş ve tez teslimi derken anlaşılamamışken Duman “Dibine Kadar” ile başlayan ve “Her Şeyi Yak” ile biten üç saatlik bir müzik ziyafetiyle beni kendime getirdi. 

Salı Yaşayan Kütüphane öncesi son gün aksilikleri, telaşı derken Athena ile coştum ve tüm stresimi attım.

Derken aylardan beri heyecanla beklediğim, beklediğimiz an geldi. Yıldız Yaşayan Kütüphane! Hepimizin hayal ettiğinde daha keyifli, daha çok ilgi gören, daha tıkırında işleyen bir Yaşayan Kütüphane! Harikasın Yıldız TOG!

Ve bugün sadece dinleniyorum. Üzerimdeki tatlı yorgunluğu atıyorum. Yarın Final maratonu başlıyor. Son olarak…

YAAAAŞAAAYAN KÜTÜPHANE!

Ayrımcılık? Önyargı? Farklılıklara Saygı?

Bu kelimeler sizlere neler ifade ediyor? Kafanızda belli grupları canlandırıyorlardır eminim ki… Belki de kendinizi hatırlatıyorlar.

Ayrımcılık, belli insan öbeklerinin ayrımlaşmasını bilinçli bir biçimde gerçekleştirmeyi amaçlayan bir yöneltinin benimsenmesi olarak tanımlanıyor Google’da arattığınızda çıkan ilk sayfada. Peki bu yönelti nedir? Eylemlerimizdir. Peki söylemlerimiz? Aslında kurduğumuz bir cümle de ayrımcılığa neden olmaz mı? Olur elbette o halde söylemlerimiz de birer eylemdir ve ayrımcılığın başlıca nedenlerindendir. Siz olmak biz olmak… Siyahlılar veya beyazlılar… Saç renklerimize göre gruplamalar, ötekileştirmeler hepsi birer ayrımcılık belirtisi…

Neden ayrımcılık yaparız peki? Toplumun normal olarak belirlediklerinin dışında olanları neden anormal kabul ederiz? Bunun sebebi bilgi sahibi olmadığımız konular hakkında duyumlarımızla, öğretilenlerle edindiğimiz yargılarımızdır ve bir kişiyi bunlarla karşıladığımızdaönyargılarımızın o kişiyi ayrımcılığa maruz bırakmasına neden oluruz.

Peki ayrımcılığı nasıl önleriz? Öncelikle toplumdaki farklılıklara saygıyla ve ardından da önyargılarımızla yüzleşip onları konuşarak yenmeye çalışmakla.

İşte bizler, Yıldız Sosyal Sorumluluk Kulübü‘ndeki toplum gönüllüsü gençler olarak ihtiyacımız olan diyalog ortamını sağlayacak bir projeyle geliyoruz. Okulumuzun 100.yılında Bahar Şenlikleri’nde sizlere Yaşayan Kütüphane kuruyoruz.

Yaşayan Kütüphane nedir merak ediyorsanız ayrıntılar http://www.yasayankutuphane.netadresinde.

Yıldız Yaşayan Kütüphane Mayıs’ta YTÜ Davutpaşa Kampüsü’nde sizlerle…

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü


Geçen hafta eğitimde olduğum için 1 Aralık Dünya Aids Günü, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ve 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü ile ilgili bir şeyler yazamadım. Peki bunca günü kaçırmama neden olan eğitim neydi? Aranızda Barışa Rock’ta ya da !f İstanbul’da Yaşayan Kütüphane’yi duymuş hatta gidip okuma yapmış olanlar vardır. İnsan Hakları ve ayrımcılık temalı bir proje olan Yaşayan Kütüphane’de toplumda ayrımcılığa uğrayan kitap başlıklarında insan kitaplar var ve sizlerin önyargılarınızı törpülemek ve empati kurabilmek için ihtiyacınız olan diyalog ortamını sizlere sağlıyor. Bizler de YıldızTOG örgütlenmesi olarak bir Yaşayan Kütüphane gerçekleştirmek istiyorduk. Tabi önce bir eğitim alsak fena olmazdı. İşte ben de bu eğitimdeydim geçen hafta. İnsan Hakları, hak ihlalleri, hak çatışmaları, ayrımcılık, önyargılar… Beş gün boyunca epeyce düşündük, tartıştık. Eğitimden aklımdan kalanları günün anlam ve önemine istinaden sizlerle paylaşmak isterim…
Öncelikle İnsan Haklarının üç temel özelliği var. 
* Koşulsuz ve devredilemez
* Bölünmez, birbirine bağlı
* Evrensel
Haklar olarak nitelendirebileceğimiz çalışmalar çok eskilere dayansa da hepimizin bildiği üzere günümüzdeki anayasal düzene ulaşabilmemizdeki en önemli adım 1215 tarihli Magna Carta‘dır.  Kralın bazı yetkilerinden feragat etmesi, kanunlara uygun davranması ve hukukun kralın arzu ve isteklerinden daha üstün olduğunu kabul etmesi nedeniyle önemlidir. 10 Aralık 1948’de yayımlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi‘ne kadar da İngiliz Yurttaş Hakları Beyannamesi, Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi ve ABD Bağımsızlık Bildirgesi gibi evrensel olmayan aşamalar yaşanmıştır. 
Google’da aratıp ulaşacağınız bilgileri sizlerle daha fazla paylaşmanın bir anlamı yok. Sizlerden tek ricam haklarınızın farkında olun, hak ihlallerine sessiz kalmayın ve toplumsal barışın önemini unutmayın

HEPİMİZİN İNSAN HAKLARI GÜNÜ KUTLU OLSUN !