Annem beni Mozart ile büyütmüş mübarek!

amadeusZorlu PSM’de Movies in Concert etkinlik serisi iki gecedir Mozart’a ev sahipliği yapıyordu. 1984 yapımı Milos Forman filmi Amadeus, klasik müzik tarihinin en önemli isimlerinden Wolfgang Amadeus Mozart’ın hikayesini anlatıyor. Film, Peter Shaffer’ın 1979 tarihli oyunundan uyarlanarak beyaz perdeye taşınmış. Piyanist Gökhan Aybulus, Orkestra İstanbul ve Korosu’nun canlı performansı eşliğinde tekrar izlediğim Amadeus, canlı orkestra eşliğinde olduğundan çok daha görkemli bir hal aldı. Hele 25. Senfoni çalarken coşkumu görecektiniz, sanırsınız bu kızı anası Mozart ile büyütmüş!

Klasik müzik dinlemeye başlayalı çok olmadı aslında. Film müzikleri seviyesinde başlayan klasik müzik sevgim geçen yılki İstanbul Müzik Festivali ile tutkuya dönüştü. Artık nerede ne var bakar oldum, heyecanla gider dinler oldum. Bu farkındalık sayesinde olacak, 6. sı düzenlenen Opus Amadeus Oda Müziği Festivali ve bu sene Bach&Love temasıyla gerçekleşen 13. İstanbul Bach Günleri’nden de ilk kez haberdar oldum. 45. İstanbul Müzik Festivali’nin biletleri satışa çıkmışken de ‘klasik müzik mi ıyyy” demeyin, şans verin niyetiyle bir şeyler yazayım istedim.

Geçen gece harika bir konserdeydim mesela. Mimar Sinan Kontrbas Quartet sahne aldı Surp Levon Ermeni Katolik Kilisesi’nde. Dört kontrbas ile ruha bu kadar iyi gelecek bir konser izleyeceğimi düşünmemiştim. Gecenin finalinde Sarı Gelin türküsünü de dinledik, konserden çok rahatlamış ve mutlu şekilde ayrıldım. Ve klasik müziğin tadına varmadığım yıllarıma acıdım. Mimar Sinan Kontrbas Quartet artık radarımda! Böyle böyle dinledikçe sevdalısı oluyorsunuz kontrbasın, kemanın, piyanonun vs. Aileden gelmesine gerek yok, kendiniz merak edin ve keşfetmeye açık olun yeter. Sevmek için birkaç isim önerisinde bulunayım tabi: Simply Three, David Garrett, The Piano Guys, 2 Cellos, Brooklyn Duo, Lindsey Stirling… David Garrett demişken, kendisi 9 Mart’ta İstanbul Opera Orkestrası ile beraber İş Sanat Kültür Merkezi’nde sahne alacak ama sanırım artık bilet bulamazsınız. Olsun siz keşfedin de, bir sonraki konserinde kaçırmayın kendisini. ( 2 yıl aradan sonra geldiğine göre, tekrar gelebilir.)

Opus Amadeus Oda Müziği Festivali de hala devam etmekte. Festivalin son konseri 28 Şubat akşamı Aşkenazi Sinagogu’nda gerçekleşecek. Biletix’ten hala bilet alabilir ve kendinize klasik müzik ile bir şans verebilirsiniz. Beğenmezseniz de “denedik” dersiniz en azından, haydi müziğe…

 

Biraz ruhumu besledim sadece..

IMG_20160430_201533Jülide Özçelik ismini bu sene 13 Şubat’ta verilen Sevgililer Günü konseri sayesinde duydum. Bir Varmış Bir Yokmuş filminde sesine de oyunculuğu kadar hayran olduğum Mert Fırat, Jülide Özçelik ve İstanbul Senfoni Orkestrası ile beraber sahne alacaktı. Mert Fırat nedeniyle gittiğim konserden Jülide Özçelik hayranı olarak çıkıverdim!

Sesi o kadar duru ve güçlü, şarkıları o kadar naifti ki ilk fırsatta tekrar canlı dinlemeliydim. Uluslararası Caz Günü bahanesi ile Garanti Caz Yeşili etkinliği olarak yine Zorlu PSM’de sahne alacağını duyunca kaçırmadım tabi! Nisan ayını harika bir müzik ziyafetiyle kapattım. Jülide Özçelik’in Jazz İstanbul Volume 1 ve 2 albümlerini muhakkak dinleyin, özellikle Zaman, Hayat, Gizli Cennet, Bugün Neden Gelmedin, Kendinle Kalırsın,  Mecnunum Leylamı Gördüm şarkılarına bir şans verin.

Dün akşam Jülide Özçelik’ten önce sahne alan Ece Göksu & Neşat Ruacan Trio’yu da ilk kez dinleme şansım oldu. Ece Göksu’dan dinlemekten keyif aldığım It’s Allright with Me şarkısıyla bu yazıyı bitirmek istiyorum. Evet, çok uzun olmadı. Ama hiç olmamasından iyi.